John

66 0 0
                                    

Ses veya hareket gelmeyince ayağa kalktım ve etrafıma baktım. Marco önümde cansız bir şekilde yatıyordu, arkasındaki cam çatlamamıştı ben de bu yüzden katilin hala evin içinde olduğunu düşündüm. Silahımı çıkardığım gibi bir silah sesi daha duyuldu. Bu seferki mermi omuzumu sıyırmıştı. Canım fazla acımamıştı. Hemen etrafıma baktım ve adamı gördüm. Yüzünde maske vardı. Adam arka kapıdan koşarak çıktı ben de onu kovalamaya başladım. Sokak boyunca onu kovalamaya devam ettim. Sokağın sonunda plakası olmayan bir araca bindi ve son süratle uzaklaşmaya başladı. Arkasından ateş ettim. Bir anda arabayı ağaçlara doğru sürmeye başladı. Ben adamın öldüğünü düşünerek ateş etmeyi kestim. Araba ağaçlara çıktı ve parçalandı. Koşarak arabanın yanına geldiğimde bir baktım arabanın içinde cesed yoktu! Çok şaşırmıştım çünkü adamın o arabaya bindiğine emindim. Sürücü koltuğunda küçücük bir elmas parçası duruyordu. Acaba bunun anlamı neydi? Hemen polisi aradım. Polis çok geçmeden sağlık ekipleri ile gelmişti. Benim kolumu orada diktiler. Gömleğimi

    giyerken bir adam yanıma yaklaştı. Dedektif yardımcısı olduğunu ve benimle çalışmak istediğini söyledi. Ondan şu ana kadar çalıştığı dedektifleri saymasını istedim, isimleri tamamladığında şaşkınlıklar içinde kalmıştım, çünkü benden kat kat daha iyi dedektiflerle çalışmıştı. Adı John Jansen'di, 23 yaşındaydı ve 1500 pound'a el sıkıştık. O gün eve mutlulukla gittim çünkü kendime özel bir yardımcım vardı. O gece uyuyamadım, salonumda bütün gece maskeli adam kimdi diye düşündüm. Ve günün ilk ışıklarıyla cesedi incelemeye gittim. Cesedin üstünden farklı bir şey çıkmadı. Oradan ofisime gittim. İçeri girdikten bir saat sonra kapı çaldı, gelen John'du. Hemen içeriye aldım ve "biraz sonra çıkıyoruz montunu çıkarmana gerek yok" dedim. Ve dediğim gibi biraz sonra ofisten çıktık. "Nereye gidiyoruz Johny?" "Marco’nun öldürüldüğü sokağa, araba kazasının sırrını çözmeliyiz." "Evet ben de o olayın nasıl olduğunu merak ediyorum." "Aklımda birkaç hipotez var. Bütün gece uyumadım, bu da düşünmemi sağladı" Konuşmaya dalmışken Bruce sokağına varmıştık. Kaza yolu boyunca bir inceleme yaptım. Bu sırada John beni hayranlıkla izliyordu. "İlginç, bu da hipotezlerim arasındaydı ve şu lastik izleri hipotezimi doğruluyor." "Hipotezini bize açıklar mısın?" dedi nazik bir şekilde. "Şuradaki kanalizasyon kapağını görüyor musun?" "Evet ilginç değil, burada her sokak başında var bunlardan." "İlginç olan o değil zaten." "Nedir ilginç olan?" "Lastik izlerinin tam ortasında olması" "Daha açık konuşur musun?" "Tabi, araba altında olan bir deliği hesaba katmadık." "Peki diyelim delik var o zaman nasıl geri kalan kısmı nasıl yapışkan kaldı?" "Yumurta akı eskiden yapılan tüm Türk camilerinde yapışkan olarak kullanılırdı. Bir şekilde yumurta akını kırmayı başarmış ve kanalizasyona inmişler" "Yani iki kişiler mi?" "Olabilir, belki 3 veya 4 kişi de olabilirler, bunu bilemeyiz. En azından bir kişi olmadığını biliyoruz. Yani bir kişiyi yakalarsak gerisi çorap söküğü gibi gelir." "Bunu merkeze bildirmeliyiz" "Tabi kesinlikle öyle olacak." Buradan sonra otoparka gittik. Arabayı inceledikten sonra arabanın altında delik olması da hipotezimi doğruluyordu.

Johny BangHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin