Adım Hakan Kaya. Yirmi yaşındayım. Küçüklüğümden beri bir şeyler yazıyor ve okuyorum. Bu benim üçüncü veya dördüncü kitabım ve tür olarak Türkiye de az rastlanan bir tür. Bu kitabı yazmamı sağlayan beni şevklerinden Homeros oldu. Lise 1'de okuduğum İlyada beni yunan mitolojisi yani mitoloji ile tanıştırdı. Tabi ilk başta pek anlamasam da zamanla okuyarak kendimi geliştirdim. Günlerim sadece mitoloji okumakla geçiyordu. Önce Türk Mitolojisini bitirdim ve gerçekten hayran kaldım. Ama benim ilgimi her zaman Yunan Mitolojisi çekiyordu bu yüzden baştan sona bulabildiğim alabildiğim tüm Yunan mitolojisi kitaplarını okudum. Kimsenin bilmediği makaleler ve hikayeler yazdım. Ama hepsini sildim. Beğenmediğimden değil daha hazır değildim.
Mitolojik hikayeler her zaman ilgimi çekmişti. O yüzden bu seride bir olayı kendim kurgulamak istedim ve serinin ilk kitabı olan Persephone'i yazdım. Yazarken de oldukça keyif aldım. Ve şaşırdım çünkü kendimden böyle bir hikaye beklemiyordum. Her şey istediğim gibi gitti ve gerçekten de çok sevdim. Gerek kehanet fikirlerim gerek kendi kurgum olan ''Büyük Savaş'' fikri beni fazlasıyla cezbetti. Ama henüz ''Büyük Savaş'ın'' kitabını yazacak kadar yeterli bilgim olduğunu sanmıyorum. Daha fazla okumam gerek o yüzden o kitabı atladım serinin diğer kitabına geçtim. Şuanda elinizde olan bu kitap modern dünyamızın bir aynasıdır. Herkesin okuduğu ama kimsenin gerçekten okumadığı bir dünya. Okuyan kişilerin kendini eleştirmen görmesi, kimsenin kendi işini yapmamasını anlattım. Ve hepimiz biliyoruz ki maalesef gerçekte de durum böyle. Eleştirmen eleştirisini, yazar yazarlığını yapmıyor. Artık kendimize bir şeyler kazandıracak kitaplar değil de klişeleşmiş birbirini tekrarlayan kitaplar okuyoruz. Biliyorum belki benim kitabım hakkında da böyle düşünüyorsunuz. Belki bende klişeleşmiş kitaplar yazıyorum. Ama bunu kişisel olarak kabul etmiyorum. Kendime güveniyorum ama yeterli bilgiye henüz sahip olduğumu düşünmüyorum. Siz değerli insanlara en iyisini sunabilmek için her zaman çalışacağım ve okuyacağım. En büyük hayalim Mitolojik makaleler yazmak ve insanların bunu bilgi amaçlı okuması yönünde olacak. Umarım bir gün hayallerim tıpkı diğer hayallerimde olduğu gibi gerçekleşir.
Size verebileceğim en büyük tavsiye mitoloji okumanız yönünde olacak arkadaşlar. Mitoloji insanın kesinlikle okuması gereken bir tür. Hem insanı rahatlatıyor hem de insanı bilinçlendiriyor. Bir çok kişiye mitoloji saçma gelebilir. Yok işte Zeus kim, saçma. Tanrıların hepsi saçma, gibi cümleler hep duyuyorum. Ama şunu unutmayın, sizin saçma dediğiniz tanrılar bir zaman insanların tutunabilecekleri tek dal olmuşlardır. İnsanların kendi oluşturduğu bu tanrılar belki de bizim kurtarıcımız olmuştur. Eğer bu tanrılar olmasaydı belki de insanoğlu ibadet ile tanışamayacak ve onu hoş görmeyecekti. Düşünsenize bu inançlar olmadan önce kutsal dinlerin geldiğini? İnsanoğlu alışamaz ve çabuk vazgeçerdi. Ama öyle olmadı çünkü insanoğlu yaşamı boyunca inandı.
Çok uzatmayacağım. Yeter ki okuyun arkadaşlar. Mitoloji olmayan bir dünya düşünemiyorum.
''Bir ulusu ulus yapan en önemli etken Mitolojidir. Mitolojiyi tarihten ve hayatınızdan çıkartırsanız geriye hiçbir şey kalmaz.''
Umarım bu kitapta beklentilerinizi karşılarım ve serinin devamını sizin için yazabilirim. Ama şunu unutmayın ben her zaman yazacağım. Kimse okumasa da ben yazmaya devam edeceğim çünkü yazmak benim için en kutsal şey. Yazmadığım bir hayat düşünemiyorum ve bana göre her insan yazabilir. Yeter ki bilincinizi açın arkadaşlar. Fark edeceksiniz ki hepinizin içinde nice Homeroslar var. Yeter ki doğru kaynaklardan doğru yazılar okuyun.
Sevgilerimle...

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Modern Prometheus&Akhilleus
FantasyTanrıların savaşının ardından binlerce yıl geçmişti. Olympos zirvesinde sadece Zeus, Hera ve Hermes kalmıştı. Geriye kalan tüm tanrılar ölmüştü. İnsanlar artık Zeus'a inanmıyor ona ibadet etmiyordu. Bu yüzden Zeus kibrini yendi ve insanların yaratıc...