Truva savaşından sonra binlerce yıl geçmişti. Herkes Akhilleus'un ölmesini beklerken annesi bir büyücüyle anlaşarak onun suretini değiştirmişti. Böylelikle tanrılar dair kimse onu tanıyamayacak o da sonsuz hayatı sürecekti. Bu büyüyle sadece sureti değişmemiş aynı zaman da ölümsüzlüğü de tatmıştı.
Akhilleus ve yeni arkadaşları büyük savaştan sonra inanacak bir tanrı arıyorlardı. Tüm tanrıların ölmesiyle bunu yapmakta oldukça zordu. İmparator'a tapmak yerine Zeus'a tapmayı yeğlerdi. Bu yüzden ellerini açtılar ve dua etmeye başladılar.
Akhilleus
- Yerlerin ve göklerin tanrısı.
- Sunuyoruz sana sonsuz şükranlarımızı.
- Sen olmasan ne gerek var her şeye.
- Yaşama ve ölüme.
- Sen olmasan ne gerek var,
- Bize ve sana.
- Şimdi sana söylüyorum, kurtar bizi.
- Bu zalim imparatorun elinden.
- Kurtar ki tekrar inanç dolsun insanların yüreği.
- Sende faydalanırsın hem bu güzel nimetten.
- Her şey eskisi gibi olur.
Hep birlikte dualarını ettikten sonra Akhilleus kılıcını kınına soktu. Truva savaşında annesinin hediye ettiği zırhını üzerine giydi. Ve tanrı Zeus için büyük bir yolculuğa başladı.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Modern Prometheus&Akhilleus
FantasiaTanrıların savaşının ardından binlerce yıl geçmişti. Olympos zirvesinde sadece Zeus, Hera ve Hermes kalmıştı. Geriye kalan tüm tanrılar ölmüştü. İnsanlar artık Zeus'a inanmıyor ona ibadet etmiyordu. Bu yüzden Zeus kibrini yendi ve insanların yaratıc...