Cen:Sen bizi mi izledin?
Cer: ne sizi izlicem ben be geçiyodum o yüzden şey oldu
Cen: tabi canım hep o yüzden şey olur zaten
Cer: öff senden daha önemli işlerim var benim .hem seni izlemek hayatımda yapacağım en son şey ben sana seni görmek istemiyorum senden nefret ediyorum diyorum anlamıyosun galiba neyse ben bi kaç saatliğine bir yere gidiyorum umut u nurten ablaya bırakıcam arada bakarsan iyi olur
Cen: nereye gidiyosun?
Cer: seni ilgilendirmez
Dedim ve umut u nurten ablaya bırakıp iş görüşmesine gittim . Şimdilik bir kafede garson olarak işe başlayacaktım. Kafenin sahibi fırat bey ile şartları konuştuk şartlar bana gayet uygundu fırat bey de çok anlayışlı bir insandı . Yarın ilk iş günüm başlamış olacaktı . Yalnız kafeden kazandığım parayla kısa sürede ayrı bi ev tutmam imkansız gibi gözüküyordu bu yüzden kolumdaki babamın yadigarı olan saatten vazgeçmem gerekiyordu. Zor da olsa bir kuyumcuya girip babamdan bana kalan o saati satmıştım. Ordan direk emlakçıya geçtim oğlum ve bana yetecek büyüklükte , bahçesi olan bi ev kiralamıştım belki karaçay köşkü gibi lüks, şaşalı bi ev değildi ama umut yanımda olduktan sonra oradan çok daha huzurlu bir yuva olacaktı. Emlakçıyla konuştum yarın oğlumla beraber yeni evimize yerleşiyorduk eve döndüğümde ilk işim annemlere bu haberi vermek oldu . Ve ilk defa annemin bana bakışlarındaki o gururu görmüştüm . Annem de benimle beraber yeni eve gelecekti gündüzleri de köşkce çalışmaya devam edecekti bu yüzden umut a o bakamayacaktı . Agah babayla konuşup nurten in de bizimle gelmesini isteyecektim başka bakıcı istemiyordum çünkü güvenebileceğim tek kişi nurtendi
Agah baba 'nın odasına gittim kapıyı tıklayıp içeri girdim . Agah baba ben ev kiraladım. iş de buldum yarın yeni evimize gitmeyi planlıyorum. Zaten ev yakın umut u istediğiniz zaman görebilirsiniz . Ama ufak bi sorunum var ben işteyken umut u bırakacak kimse yok izniniz olursa nurten ben işten gelene kadar umut a baksa ?
Ağ: tamam kızım nurten sen gelene kadar umutla ilgilenir ama bende senden bi konu için izin istiyorum
Malum artık ortalık çok kötü hırlısı hırsızı her türlü olay oluyor. Yani cihangir ve hamza senin evinde koruma olarak görev yapsın istiyorum sende izin verirsen .
Cer: aslında çok iyi olur Umut un güvende olduğunu bilmek daha iyi hissettirir teşekkürler Agah baba
Ağ: ne demek kızım bu arada cenk e bu ev konusunu sen söylesen daha iyi olur onu görmek sana iyi gelmiyor ama sizin bir evladınız var ve onun için ortak paydada buluşmalısınız
Cer: tamam Agah baba ben söylerim .
Deyip odadan çıktım ve cenk in odasına gittim cenk girebilir miyim dedim içerden ses gelmedi tekrar giriyorum bak dedim ve girdim . Karşımda yarıcıplak duran cenki görünce kalbim yine horon tepmeye başlamıştı cenk in söze girmesiyle kendime geldim
Cen: (gülerek) ee bişey dicektin sanırım da bi kal geldi sanki
Cer: şş-şey ben... ya sana sesleniyorum müsait değilim desene
Deyip arkamı döndüm
Cen: duymamışım. sende ses duymadan odama dalmasaydın hem dönebilirsin artık giyindim .bu kadar utanmana gerek yoktu . Kıpkırmızı oldun
Önüme döndüm ve
Cer: çok afedersiniz bay ukala odanıza pat diye dalmamalıydım ayrıca kızardığım felan da yok neyse konumuza dönelim ben bugün iş görüşmesine gittim ve yarın işe başlıyorum ev de kiraladım umut la beraber yeni eve geçiyoruz umut u görmek istediğinde ben izin verirsem cihangir sana getiricek dediğim gibi artık görüşmek zorunda kalmıca-
Cen: sen istesen de istemesen de görüşmek zorundayız bizim bi oğlumuz var
Cer: hadi ya bi oğlumuz olduğunu şimdi mi fark ediyosunuz cenk bey daha önce aklınız nerdeydi acaba neyse uzatmaya gerek yok karşıma çıkmayacaksın konu bitti.
Cen: pekii karşınıza çıkmam ceren hanım . Bari ne iş yapacaksın onu söyle
Cer: seni ilgilendirmeyen şeyleri bilmene gerek yok
Cen: oğlumun annesi ne iş yapacak bilmem gerek
Cer: iyi madem... bi kafede garsonluk yapacak oğlunun annesi oldu mu?
Cen: cık olmadi. Nerde bu kafe? İş veren kişi kim , tekin biri mi ?
Cer: öf sanane cenk ne çok soru soruyosun sanane demekten yoruldum .
Cen: sanane demek yerine cevap ver o zaman ayrıca ne demek sanane... ya adam güvenilir değilse oğluma zarar verirse .
Cer: cenk umut a bakıcı değil adam , benim patronum ayrıca çok kibar naif ve anlayışlı bi adam senin gibi odun öküz ve hödük değil
Cen: öhömm yavaş gel istersen . İki dakkada harcadın beni ayrıca adı ne bu adamın belli ki çok hoşuna gitmiş tarif edişe bak kibar mış naif miş... te Allah ım
Cer: Adı fırat da ne bu tripler böyle kıskandın sanki sen hayır istersem adamı beğenirim istersem iltifat ederim sana noluyo sen bi kendine gel istersen!
Cen: ne kıskancam ben seni ben umut için diyorum umut a şey olmasın diye yani neyse ya b- benim işlerim var
Dedi ve odadan çıktı .
........................................................................
(Cenkden)
Bana ne oluyor bilmiyorum ama tek bildiğim yarın ilk iş cerenin çalıştığı kafeye gidip şu fırat bey le ne kadar samimi olduklarını bi öğrenmem gerektiği . Kibar mış Allah Allah hanımefendiye bak elin adamından bahsederken bi hayran hayran tavırlar noluyoruz ya senin bi oğlun var kendine gel.. öfff cenk asıl sen kendine gel oğlum bu ne ya kendi kendine konuşmaya başladın resmen hem sana ne kız istediğinden bahseder. Allah ım noluyo bana böyle bi adamı bulup dövmediğim kaldı...
........................................................................
(Cerenden)
Kıskandı mi o beni evet evet baya baya kıskandı. Aman ceren kendine gel o öküz seni niye kıskansın cemresi var onun . Gerçi artık cemre cemre de demiyo . Ceren salaklaşmaaaaa kızım bak ne olursa olsun yumuşamak yokk sürüm sürüm sürüncek o cenk neler dedi sana unuttun mu? . Allah im bu öküz benim devrelerimi yaktı yine neyse sakin olcam hem kıskanmadı yaa, ben yanlış anladim yine dimi oğluşum bu annen bi akıllanmadı... neyse hadi annem biz uyuyalım deyip umut a sarildim ve kendimi uykunun kollarına bıraktım .
Ertesi sabah uyandığımda ilk iş umut un karnını doyurdum ve kahvaltıya geçtik . Kahvaltı faslı bitince cihangir nurteni beni ve umut u yeni evimize götürdü nurten e yapması gerekenleri söyleyip üzerimi giyindim ve kafeye geçtim . Fırat bey beni kapıda karşıladı .
Fır: iyi günler ceren hanım . Bügun evinize yeni taşındığınız için dükkanı ben açtım yarın dan itibaren dükkanı sizin açmanızı müşteriler gelmeden kafeyi temizleyip hazır hale getirmenizi istiyorum zaten sonrasında servislere felan bakıcaksınız
Cer: anladim fırat bey çok teşekkür ederim bugün ilk iş günüm olmasına rağmen beni idare ettiniz ...
Fır: ne demek sizin gibi güzel bi bayana yardımcı olmak benim için şeref
Cer: neyse ben işime döneyim tekrar teşekkür ederim.
........................................................................
(Cekden)
Sabah kahvaltıdan sonra cerenler çıkınca bende peşlerine takıldım. Ceren kafeye girdi uzaktan onları izledim bişeyler konuşup gülüşüyorlardı bunun benim sinirimi bu kadar neden bozduğunu anlayamasamda gidip o adamın boynuna yapışmamak için kendimi zor tutuyordum . Neyse ki konuşmaları bitmişti ve ceren işini yapmaya başlamıştı . Orda durup izlemeye devam etmeyi çok istiyordum ama şirketten gelen telefon işimin başına dönme vaktinin geldiğini söylüyordu. Şirkete gittim. yapmam gereken onca iş varken aklım sürekli cerendeydi o adamla onu orda bırakıp iş yapmak imkansızdı . O an anladim ki . Kalbimm ben farkında olmadan gerçek sahibini bulmuştu...
ŞİMDİ OKUDUĞUN
YENİDEN!
FanfictionKapak : @xbaharsahin e aittir Hikaye dizinin 36. Bölümden itibaren kendi hayal ettiğim gibi sürdürülmüş versiyonu .
