Güneş Fenririn sırtına vuruyordu.Sırtındaki asılı silahları 5 metre ötedeki bir insanı bile kör edebilecek şekilde parlıyordu.İyi tamir edilmişlerdi anlaşılan.Dimetriyum(büyü savar bir maden)ile güçlendirilmiş zırhın ışıltısını da göz önünde bulundurursak demirci gayet iyi bir iş çıkarmıştı.Fenrir ışıltılı techizatları ile köye doğru yaklaşıyordu.Burnuna gelen ekmek kokuları ve demirciden duyulan örs sesleri yaklaştığını söylüyordu adeta.İri witcher Sackingen 'e varmıştı.Tüm gözler yine Witchera dikilmişti.Halk dikkatle iri adamı süzüyordu.Sırtındaki silahlardan tehlikeli biri olduğu anlaşılmıyor değildi zaten.Biraz daha yaklaştıktan sonra kasaba halkı iri adamın Fenrir olduğunu anladı ve biraz olsun rahatladılar.Bakışlara aldanmayan Fenrir hana doğru yaklaştığında tanıdık bir yüz gördü.Yaklaştıkça bunun iri ve kısa hancı olduğunu fark etti.Hancıda kendisine doğru yaklaşıyordu gülerek.Anlaşılan köylüler hancıya Fenririn geldiğini iletmişlerdi.Hancı yeteri kadar yaklaştıktan sonra elini Fenrir e uzattı.Fenrir de aynı şekilde yaklaşarak adamın elini bileğinden kavrayıp selamladı.''Nasıldı bakalım saray'' diye gülerek söze girdi Hancı.Fenrir omuz silkerek ''Açıkcası sulu göz bir kral ve bolca votkanın dışında pek bir yoktu'' dedi.Ardından kendisi de güldü.''Soylular hep böyledir.Kıçlarını arı soktukları an ciyaklamaya başlarlar!''dedi hancı büyük bir kahkaha atarak.Aynı şekilde kahkaha atarak karşılık verdi Fenrir.Gülüşmelerden sonra Witcher asıl geliş nedenini söylemek için söze girdi.''Aslında buraya bir kontrat için geldim.Bahsettiğim sulu gözlü kralın kızı en son buranın ardındaki dağlarda görülmüş.Kral kızından ve onun refakatçi askerlerinden haber alamıyor.Bu konu hakkında bilgin vardır umarım''.Hancı sakalını kaşıdı.Biraz düşündükten sonra ''Evet,biraz bir şeyler biliyorum.Sanırım en son ormandaki mağarının yukarısına giderken görülmüşler.''dedi sakalını kaşımaya devam ederek.Fenrir şaşırmıştı ''Şu Griffin i öldürdüğüm yer mi?'' diye meraklıca sordu.Hancı ''Buralarda başka mağara olmadığını varsayarsak.Muhtemelen orasıdır.''diye cevapladı iri Witcherı.Tesadüfe biraz şaşırmış olsa da skelligenin çok da büyük olmadığının farkındaydı Fenrir.''Verdiğin bilgi için teşekkür ederim.Şimdi yola koyulmam lazım.Görüşürüz''dedi Witcher veda edercesine.Aynı şekilde Hancı ''Görüşürüz Witcher.Bol şans!'' diyerek vedalaştı.Fenrir kasabadan yine meraklı gözler eşliğinde ayrıldı.Ormandaki patikaya yönelerek ağır ama uzun adımlarla ilerledi.Biraz daha ilerledikten sonra patikadan saparak mağaranın olduğu yere doğru yöneldi.Mağaranın girişine geldiğinde öldürdüğü Griffin leşinin ortadan kaybolduğunu gördü.''Çok ilginç'' diye mırıldandı kendi kendine.Çünkü bu kadar kısa zamanda hiçbir leşcil koca bir Griffini yiyemezdi.Kaldı ki leşciller kemiklerini bırakırlardı fakat ortada Griffin namına hiç bir şey yoktu.Sadece...mağaranın üstüne doğru ilerleyen kurumuş kan lekeleri dikkatini çekmişti.Normal bir insanın göremeyeceği izler.İzleri bir süre takip ettikten sonra bu sefer girişi büyükçe olan bir mağaranın ağzına geldi.İçeri tereddütsüzce adımını attı.Dikitleri ve sarkıtları geçtikten sonra mağaranın büyükçe bir bölümüne açılan giriş belirdi.Anlaşılan orda mağaraya ışık vuruyordu.Yaklaştıkça belli belirsiz sesler duymaya başlıyordu.Sanki mızmız bir dev sürekli ayağını yere vuruyor ve sürekli söylenip duruyordu.Artık iyice yaklaşmıştı.Sesler daha net duyuluyordu.İçeriden boğuk ama güçlü bir ses duyuldu ''YARAMĞAZ İĞNSAN!,GRİFFOYU YİYECEK.YEMEYECEĞK AĞÇ KAĞLCAK.CATAPAT SİNİĞRLENCEK OĞZAMAĞN!''
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Ayı Witcher' ı
FantasyBaltası güneşin ışığında parlıyordu.Gümüş kılıcı kınından belli oluyordu.İri vücudu ve uzun kızıl sakalı ile dikkat çekiyordu.Yürüyüşü büyük bir ayıyı andırıyordu.Şüphe yoktu.Bu bir Ayı Witcherıydı...
