20*

3.9K 389 51
                                        

"Tanrım!"dedim elimi alnıma vurup içeri girerken "Kapıyı neden çıplak açıyorsun?"

Taehyung başını eğip kendini kontrol ettikten sonra hızlı adımlarla içeri kaçtı.

"Farketmemişim."dedi iç çamaşırını aceleyle üstüne geçirirken.
Bir süre onu izleyip iç çektim.

"Giymeye çalıştığın boxer senin değil, benim Taehyung."

"Ben de diyorum ki neden sığmıyor içine..."

"Ne sığmıyor?"

"Sence?"dedi tek kaşını kaldırıp giydiği boxerı çıkarırken.

"Utanmıyor musun önümde soyunmaya."dedim kenardaki koltuğa geçip onu izlemeye devam ederken.

"Utanıyor gibi miyim sence?"

"İyice utanmaz biri oldun."

Kendi boxerını giyip belinin lastiğini düzelttikten sonra bana dönüp sırıttı.

"Ne gülüyorsun?"dedim ben de kendime engel olamayıp sırıtırken.

"Hiç..."dedi yüzündeki gülümsemeyle yanıma adımlayıp "Seni görünce istemsiz oluyor."

"Komik miyim?"

"Hayır, çok güzelsin."

Gülümsemem kıkırtıya dönüşürken elimle saçlarımı geri ittirdim.

"Şu gülüşün varya..."dedi bana iyice sokulurken "Eriyorum sen böyle gülünce."

Elim yanağını ardından da çıplak omuzlarını okşadı.Daha geniş gülümsedim.Ne yapmam gerektiğini farkettiğim andan beri Taehyung bana daha da güzel geliyordu.

Kendimi hırpalıyordum.Onu da üzüyordum.Asla onun kadar kendimden emin biri olmamıştım ama kendime olan güvensizliğimi Taehyung gibi birinden çıkarmak yeryüzündeki en bencilce davranıştı.
O çok iyiydi.Gerçekten iyiydi.Dışarı verdiği imaj umrumda değildi.Benim yanımdayken sevgime ve ilgime aç, on yaşında bir çocuğa dönüyordu ve bana sırılsıklam aşıktı.Ben de ona âşıktım.
Benim problemim sorunlarımı onunla paylaşmak yerine bastırmaya çalışmaktı.Ne öfke kontrolü, ne de mantıklı düşünme yeteneğine sahiptim.Tıpkı on yıl önce olduğu gibi Taehyung'a güvenmeli ve kendimi onun kollarına bırakmalıydım.Çünkü biz birbirimiz için yaratılmıştık ve bizi en iyi biz anlayabilirdik.

"Konuşmamız lazım."dedim dudaklarına uzanırken.Dudaklarını bana cevap vermek değil, dudaklarımı esir almak için araladı.Ellerinden biri belime oradan da kalçama kaydı.

"Konuşalım."dedi ıslak bir sesle dudaklarımızı ayırırken.Elleri hala üstümdeydi.Yerinden kıpırdamaya niyeti yoktu.

"Dudakların dikkatimi dağıtıyor."dedim gözlerimi zar zor ıslak dudaklarından çekerken.
Bana gülüp sırtını döndü.Bacaklarımın arasına girip çıplak sırtını gövdeme yasladı.Bacaklarını ileri uzatıp ellerinden birini hemen yanındaki baldırıma attı.

"Şimdi iyi mi?"diye sordu iyice yerine yerleşirken.Kolumu omzuna sarıp elimle saçlarını okşadım.Ağzımdan onaylayan bir mırıltı çıkarıp dağınık saçlarının üstüne ufak bir öpücük kondurdum.

"Duş almamışsın."dedim öylesine.

"Kötü mü kokuyorum?"

"Hayır."

"Sigara içtim dün gece."

"Farkettim."

"Yalan söylemiyorum en azından."dedi başını arkaya atıp ukala ukala.

midnight sky Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin