episode 2

107 23 39
                                    

"Baştan!" Bayan Park cam kavanozu gibi olan kemik gözlüklerini parmağıyla gözüne yapıştırdığında omzumda ki kemanı masaya bıraktım.

"3 saattir aralıksız çalıyorum," dedim omuzlarımı düşürürken. "sorun nerede?"

"Suratın!" elinde ki uzun çubuğu yüzümün etrafında üç tur çevirdiğinde kaşları çatılmıştı. "Bu mutlu parçayı gülümseyerek çalman gerekiyor, bıraksam ağlayacaksın."

Söyledikleri kalbimde ki burukluğu ortaya çıkardığında dudaklarım ince bir çizgi hâlini almıştı. O söylemese ruh halimin böylesine çökmüş olduğunu farketmeyecektim bile.

Sahi, hiçbir neden yokken böylesine üzülüyor olmam dışarıdan aptalca gözükebilirdi.

"Beş dakika mola verelim." dedi masada ki kupasını alırken. "Git hava al, beynine oksijen girsin yoksa sanatı katledeceksin."

Söyledikleri gözlerimin devrilmesine sebebiyet verirken hiç beklemeden sınıfın kapısını açtım ve kendimi dışarıya attım. Parmaklarımda kemanı tutacak en ufak güç dahi kalmamıştı. Ayaklarım sabahtan beri girmeyi planladığım odaya çevrildiğinde hızlı adımlarla ilerlemiş ve tam önünde duraksamıştım.

Kocaman gümüş harflerle adı kapıya kazınmıştı. Kim Taehyung.

Kapının kulpunu çevirip içeriye adımladığımda beklediğimin aksine boş bir sınıfla karşılaşmıştım. Tam bu saatlerde odası tıklım tıklım dolu oluyordu.

"Ah, Jisoo." yüzünde ki gülümseme ile bana döndüğünde, tapılası parmaklarını piyano tuşlarından ayırmıştı. "Hangi rüzgar attı seni buraya?"

"Bay Kim bana sorun olmayacağını söylediniz ama," gri eteğimin cebinden süslü tokayı çıkarıp önüne bıraktım. "İçim rahat etmedi. Lütfen bunu alın ve Soojin'e geri verin."

Dudakları önce şaşkınlıkla aralanmış ardından da meşhur kare hâlini almıştı. Tanrı'm, o gülümserse işler kalbimde daha da batardı!

"Bu düşüncen çok hoş ancak toka artık senin oldu." dedi masadan alıp bana uzatırken. "Soojin'de sorun etmedi, öğrencilerime hediye vermek istiyordu zaten."

Öğrenci. Onun gözünde daha ilerisi olamayacağımı bilerek yaşıyordum her günü. Bu da ayrı bir zorluk çıkarıyordu başıma.

"Peki." kısa bir cümleyle beraber gülümsediğimde yüzünde mimik dahi oynamamıştı. Huysuz dede moduna bürünmüştü anlaşılan. "Sanırım bugün dersleriniz boş."

Biraz duraksadı ve gülümsedi. "Kendime vakit ayırmak istedim bu yüzden hepsini eve gönderdim."

"Yah! Kim Taehyung." arkamda ki kapı hızla açıldığında hoş bir parfüm kokusu etrafı ele geçirmişti. "Kartlarımı nasıl iptal edebilirsin?"

20'lerinin ortasında gibi görünen kadın saçlarını savurarak Bay Kim'in yanına ilerlediğinde dudaklarımı birbirine bastırmıştım. Karısı olmalıydı.

Onu karısıyla birlikte gördüğüme göre bu gece rahat bir uyku çekebilirdim(!)

"İyi günler Bay Kim." son kez gülümseyip açık kapıdan çıktığımda, parmaklarım hızla atan kalbime ulaşmıştı. Bu acıyla nasıl devam edebilirdim ki?

"Sana inanamıyorum," annem telefonun diğer ucundan haykırarak konuştuğunda gözlerim birkaç saniyeye mahsus kapalı kalmıştı. "Bütün emeklerimi hiçe sayıp nasıl kemanı bırakabilirsin?"

Ona sormadan apar topar Bayan Park'ın yanına gitmiş ve adımı keman kursundan sildirmiştim.

"Keman çalmaktan yoruldum." kendimi bu kara çukurdan çekip çıkarmak istercesine konuştuğumda, hızlı adımlarımla kantine yaklaşmıştım.

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Jun 18, 2021 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

prain ¦ vsooHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin