Merhaba, dünyalar güzeli ve tatlı mı tatlı yazarcığım.
Öncelikle seni çok ama çok merak ediyorum. Umarım iyisindir, mutlusundur.Lütfen şunu söylememe izin ver, çünkü içim şu an dolup taşıyor...
Ben seni daha 13 yaşımdayken tanıdım. MMBÇ ile tanıdım seni. O yaşlarımda, kitaplar denizine ilk atladığım gemi işte bu kitap oldu. Ve bundan öyle mutluyum ki...
Şimdi 19 yaşıma girmeme çok az kaldı ama hâlâ buradayım. Kaç yıl geçerse geçsin, ölümüm gelene kadar da hep burada, seni bekliyor olacağım.Hep hayalim oldu senden bir kelime bile olsa cevap almak. Öyle çok seviyorum seni…
O kadar isterdim ki MMBÇ bir kitap olsun, ona dokunayım, öpeyim…
Sonra senin imza günlerine geleyim. Bugüne kadar hiçbir imza gününe gitmedim. Pek de önemli gelmiyordu bana açıkçası… Ama sen kalkıp desen ki "Benim imzam var," uçarak gelirim. Cidden uçarak! Çünkü ben Azerbaycanlıyım. Neyse, buraya uzun uzun yazdım ama okur musun bilmem…
Sadece şunu bil: Bu koca dünyada seni çok ama çok derinden seven bir hayranın var.
Bu arada yazarcığım, MMBÇ'yi daha dün bitirdim. Ama yine başlamak istiyorum. Elimde değil… Hep, hep, hep okumak istiyorum.
Bu kitap benim için öyle bir sığınak ki, anlatamam…
İyi ki sığınağım olmuşsun, yazarcığım.Sana kocaman kocaman sarılıyorum.
Sevgilerle, seni çok ama çok seven hayranın')