Cigarettestk-

Yalnızlıktan kudurmuş bir çocuğun arabaların kaportasını anahtarla çizmesi gibi ruhumun kemirilişi de hep sinsiceydi. Buna rağmen ansızın berraklaştığı oluyor bulanık günlerin hâlâ soğuk biralar oluyor güzel kızlar oluyor. Yağmurdan sonra saçlarını havluyla kurulaman gibi olmuyor tabii o kalibrede sevda görmedim. Öptüm ama içime çekmedim.

Cigarettestk-

Sen gittin ve herkes ölmeye başladı.
Contestar

Cigarettestk-

Birleşince kısa devre yapan parmak uçlarımız öldü önce. sonra yeşil öldü benim için sonra kahverengi. Sonra ilk öpüştüğümüz yeri kalbinden bıçakladılar. On iki yıl geçti susmak ne kısaymış. Sen böyle ne güzel sonsuza kadar susalım diyorsun. Sonsuzluk bir gün herkesle konuşur sevgilim bunu da biliyorsun.
Contestar

Cigarettestk-

Sen gittin ve herkes ölmeye başladı.
Contestar

Cigarettestk-

Yalnızlıktan kudurmuş bir çocuğun arabaların kaportasını anahtarla çizmesi gibi ruhumun kemirilişi de hep sinsiceydi. Buna rağmen ansızın berraklaştığı oluyor bulanık günlerin hâlâ soğuk biralar oluyor güzel kızlar oluyor. Yağmurdan sonra saçlarını havluyla kurulaman gibi olmuyor tabii o kalibrede sevda görmedim. Öptüm ama içime çekmedim.

Cigarettestk-

Sen gittin ve herkes ölmeye başladı.
Contestar

Cigarettestk-

Birleşince kısa devre yapan parmak uçlarımız öldü önce. sonra yeşil öldü benim için sonra kahverengi. Sonra ilk öpüştüğümüz yeri kalbinden bıçakladılar. On iki yıl geçti susmak ne kısaymış. Sen böyle ne güzel sonsuza kadar susalım diyorsun. Sonsuzluk bir gün herkesle konuşur sevgilim bunu da biliyorsun.
Contestar

Cigarettestk-

Sen gittin ve herkes ölmeye başladı.
Contestar

Cigarettestk-

Sen şöyle iki adım ötede dur. Benim ateşim senin eteklerini görmesin. Sen yanmaktan anlamazsın, yanarsan karışmam. O şarkıyı kapat mesela, ağlarsın. Ama kalbin ağlamaya müsait sayılmaz, senin yüzüne gülmeler yakışır. Bana da bakma öyle kırgın kırgın, ben artık senin hâlinden anlamam. Git başka sokakta yak o sigarayı. Hangi kaldırıma çöküp ağladığın beni gram alakadar etmez. İster kediye anlat, ister insana. Ama bana yaklaşma. Kulaklarımı sağır ederim sadece sana karşı, kalbin kırılır. Kırılırsa ben karışmam. Yere çöküp çocuklar gibi ağlayabilirsin, ama elini uzatan ben olmam artık sana. Sen benim yanıma uzanma, çift kişilik yatakları seversin. benim yatağımda, kalbim de tek kişilik. Sıkmasın seni, daralırsın. Daralırsan camı açmam. Yemişim kırk yıllık kahvenin hatrını. Seninle değil kırk yıl, iki saat yan yana durursam alsın Allah benim canımı, alsın desin ki, boşunaymış sana üflediğim nefes.

Cigarettestk-

Bazen sadece bir çıt sesi duyarsın. Bu sesi duyduğun zaman da gitmen gerekir. Bazen bir eşyadan gelir, bazen üçüncü bir şahısdan. Çünkü bazıları abajur alır evine bazıları da portatif bir lamba taşır yanında. Bazılarının koltuk takımı vardır bazıları da otelde yaşar. Bazen her şeyi birden istersin. Bazen de her şeyi bırakıp siktir olup gitmek.

Cigarettestk-

Ben hep çabuk çekilen tetiğe yaşadım. Yemin ettim, yüreğimdeki ve bedenimdeki bütün yaralar adına, yüzünün kuyusuna düştüğüm kuytuda sana olanca aydınlığım ve karanlığımla baktım. Aşktan yorgun düştü dinim, dağıldı kehribarım. Gül ve buğday yetiştiren ömrüm adına yemin ederim ki; ben seçmedim bu ölümü, kaçmasan vurmayacaktım

Cigarettestk-

Sana böyle akmaktan çok korktuğum için oldu her şey. Şelaleler de bu yüzden ilgilendiriyor beni. Dünya çok üzücü bir yerdi, savaş filmlerini ve samurayları eskisi gibi sevmiyordum. Bir boşluktan aşağı mı bırakıyordum kendimi.. teller tenimi çizip canımı mı yakıyordu? mutsuzluğuma mı alışıyordum seni severken, yoksa kan kaybından mı ölüyordum. Daha fazla parçalanacak parçam yoktu. Neyse, sevgilim telefonun öbür ucunda ruffles yiyordu. Ben meleğimin kanatlarını kırdım, ordan geliyorum. Siz yine de ikiz bardakları kırmayın. Bir deliydim, elemetlerin de ruhları olduğuna inanıyordum, aklıma suyun intiharı geliyordu hep şelale deyince. Divaneliği söylüyordum, sana böyle akmaktan çok korktuğum içindi. Şelalenin sinirini bozdum az önce, ordan geliyorum.

Cigarettestk-

Yorulduğumu haykırabilmek isterdim. her şey içimde çok yorucu bir his birakıyor, yıpranıyor gibi hissediyorum. fiziksel olarak beni etkilemeyen, bir eylemde bulunmayan ama beni boğan bir şeyler var gibi ama bunu tarif edemiyorum. iyi hissetmediğim halde iyiyim demenin dayanılmaz ağırlığını taşımaya çalışmaktan yoruldum. Keşke hiç iyi hissetmediğimi söylediğimde bunun anlaşılabileceğini söyleyebilseydim fakat bundan çok uzağım. Artık öylece boşluğa düşmüş gibi hissediyorum, kalbimin hissettiği her şeyi söylemek isteyen tüm o bakışlarımdaki boşluk hissini bile ifade edemiyor her şeyin ardında kalmış gibi hissediyorum.