Iikearockstar

babam bir keresinde bana eski bir sekoya ağacı hakkında bir hikaye anlatmıştı. nasıl uzun ve gururlu duruyordu zümrüt yeşili ile kaplı geniş kolları. gülümseyerek onu; büyükleri tarafından korunan ve sıcak, benekli, ışığın tadını çıkaran basit bir fidan olarak tanımladı ama bu ağaç uzadıkça kendini acımasız rüzgarın ve şiddetli yağmurun insafına kalmış buldu. kalbinin ikiye bölüneceğini hissedene kadar birlikte, güzel dallarını acımasızca yırttılar.

Iikearockstar

uzun, düşünceli bir aradan sonra babam bana döndü ve "bir gün senin de başına aynı şey gelecek ve o zaman geldiğinde sekoya ağacını hatırla. ne zalim rüzgara ne de gaddarlığa bak" dedi. "o ağacın yaptığı gibi yap ve büyümeye devam et."
Reply

Iikearockstar

babam bir keresinde bana eski bir sekoya ağacı hakkında bir hikaye anlatmıştı. nasıl uzun ve gururlu duruyordu zümrüt yeşili ile kaplı geniş kolları. gülümseyerek onu; büyükleri tarafından korunan ve sıcak, benekli, ışığın tadını çıkaran basit bir fidan olarak tanımladı ama bu ağaç uzadıkça kendini acımasız rüzgarın ve şiddetli yağmurun insafına kalmış buldu. kalbinin ikiye bölüneceğini hissedene kadar birlikte, güzel dallarını acımasızca yırttılar.

Iikearockstar

uzun, düşünceli bir aradan sonra babam bana döndü ve "bir gün senin de başına aynı şey gelecek ve o zaman geldiğinde sekoya ağacını hatırla. ne zalim rüzgara ne de gaddarlığa bak" dedi. "o ağacın yaptığı gibi yap ve büyümeye devam et."
Reply

Iikearockstar

sinirlenince seni aramak geliyor içimden, kaybolunca seni aramak. beni yatıştır, beni bul, beni tut, düşeceğim yoksa. çok uykuluyken, hiç uykum gelmezken, lastik gibi uzayan gecelerin ortasında üşüyünce, ısınınca ama en çok üşüyünce, ellerim uyuşunca, dişlerimi birbirine vururken, burnum kızarınca, tırnağım kırılsa, dişim sallansa, belki üç yaşında bir kız çocuğu gözlerimin içine içine baktığında seni aramak geliyor içimden. derdim çok ama azken de aramak istiyorum seni, yokken de. hep iyi olabilmek için değil bazen de iyiyim diyebilmek için. öleceğimi bilsem sesinle ölmek için. ağlayacaksam, güleceksem, acıksam, çok korksam, hıçkırık tutsa seni aramak geliyor içimden. çok yorgunum şimdi, seni aramak geçti içimden. omuzlarım çöktü, canım çıktı, ağrı kesiciler hiçbir işe yaramadı. seni arasam böyle olmazdı. sınavdan kaldım, burnum kanadı, seni arayamadım. biri beni mahvetti, psikiyatriden randevu almaktan son anda vazgeçtim. seni arayabilsem hiç meyletmezdim. elim kitaplara gitmiyor, midem bulanıyor, kaçacak bir yer arıyorum, seni arayamıyorum. mutsuzluk kanser gibi hızla yayılıyor. saçlarım dökülüyor, kaşlarım dökülüyor. iki bülküm oldum, dizlerimi karnıma çekebildiğim kadar çekiyorum. katlanarak yok olmaya çalışıyorum. dünyada daha fazla yer kaplamak istemiyorum. 

Iikearockstar

keşke seni arayabileceğim bir yerde olsaydın baba.
Reply

Iikearockstar

ilgi duymuyordum. hiçbir şeye ilgi duymuyordum. nasıl kaçabileceğime dair hiç fikrim yoktu. diğerleri yaşamdan tat alıyorlardı hiç olmazsa. benim anlamadığım bir şeyi anlamışlardı sanki. bende bir eksiklik vardı belki de. mümkündü. sık sık aşağılık duygusuna kapılırdım. onlardan uzak olmak istiyordum. gidecek yerim yoktu ama. intihar? tanrım, çaba gerektiriyordu. beş yıl uyumak istiyordum ama izin vermezlerdi.

Iikearockstar

kimsenin sorduğu soru değilim.
          kimse hatırlamıyor adımı. 
          babamın fotoğrafını görünce evde, yüzünü eskitmekten korkar gibi ters çeviriyoruz. 
          hiç pazar kahvaltılarımız olmuyor, bir balık beslemiyoruz mesela. 
          annem hangi yemeği sever? 
          babam en çok neyden korkar? 
          hiç bilmiyorum, hiç bilmiyoruz. 
          sokakta doyurduğum kediler bile bakmıyor artık yüzüme. 

Iikearockstar

bir de sen üzme beni.
Reply