Leading_Leader

Bir adam seni seviyorsa sana aittir. Mutlaka bir 
          	fotoğrafın vardır bir yerinde odasının, onu kaldırtma! Bir adam seni seviyorsa uyumadan önce dua ediyordur, senin adınla başlayan dualar ve biten senin adınla, onu susturma! Bir adam seni seviyorsa sana zarar veremez. Yalnız genç kadın, adamlar vazgeçtikleri kadınlara da acımayı beceremez, bu da kalsın aklında.. 
          	
          	Bir adam seni seviyorsa koklayarak öper seni. Seni seven bir adam sevdiği kadar sarılabilirse 
          	kemiklerin kırılır. Ve bir adam seni seviyorsa, sen ne kadar güçlüysen o kadar güçlü hisseder kendini, onu yanıltma. İlk darbede yere çakılma kızım, ilk imtihanda sınıfta kalma! Ve asla, ama asla! Araya umutsuzluğu sokma. Orasıdır adamın şah damarı, umudu. Kesildiği an, vazgeçer adam. Sevmekten, beklemekten, özlemekten, hatta dua etmekten.. Zira can havliyle kaçar, yakalayamazsın. Artık o adamı üstüne alınamazsın. Sahip çıkamadığın adama hesap da soramazsın. Adamları bomba gibi düşün genç kadın, yanlış kabloyu kesersen onunla birlikte sen de patlarsın. 
          	
          	Bak kızım! Bu hayatta her şeyi alırsın, yalnız seni seven adamın yoktur fiyatı. Seni her şeye rağmen sevebilen adamı satın alamazsın. Cüzdanın kilo kaybettikçe, sevgileri eksilen sevgililerin olur en fazla.. Falan filan sonra, bilirsin ya.. Sen sen ol, o adamı satma! 
          	
          	Bir adam seni seviyorsa kavga eder. Hem birazdan boğazına yapışacak sanırsın hem de 
          	görürsün gözlerindeki korkuyu. Adamlar susmaz genç kız, susmuş adam gitmiş adamdır. Susmuş bir adam için, bitmiş bir kadınsındır. Bu adamların değişmez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez olan maddelerinden biridir. Adam olmanın kuralıdır.. 
          	
          	Ve bir şey daha vardır ki; Kuştur adam! Bir gökyüzü vardır her adamın. Öyle bir havan olmalı ki kızım, senden göçmediği için, onu dondurmamalısın. Bunu bir zamanlar seni gökyüzü ilan etmiş adamın, başka bir gökyüzünde kahkaha atışını duyunca anlarsın ya o misal. 
          	
          	Ve şimdi sen.. Gökyüzüm olmaya devam et ki ben, adamın olmaktan bahtiyâr olayım Güzel Kadın. 
          	
          	S&M

Leading_Leader

Bir adam seni seviyorsa sana aittir. Mutlaka bir 
          fotoğrafın vardır bir yerinde odasının, onu kaldırtma! Bir adam seni seviyorsa uyumadan önce dua ediyordur, senin adınla başlayan dualar ve biten senin adınla, onu susturma! Bir adam seni seviyorsa sana zarar veremez. Yalnız genç kadın, adamlar vazgeçtikleri kadınlara da acımayı beceremez, bu da kalsın aklında.. 
          
          Bir adam seni seviyorsa koklayarak öper seni. Seni seven bir adam sevdiği kadar sarılabilirse 
          kemiklerin kırılır. Ve bir adam seni seviyorsa, sen ne kadar güçlüysen o kadar güçlü hisseder kendini, onu yanıltma. İlk darbede yere çakılma kızım, ilk imtihanda sınıfta kalma! Ve asla, ama asla! Araya umutsuzluğu sokma. Orasıdır adamın şah damarı, umudu. Kesildiği an, vazgeçer adam. Sevmekten, beklemekten, özlemekten, hatta dua etmekten.. Zira can havliyle kaçar, yakalayamazsın. Artık o adamı üstüne alınamazsın. Sahip çıkamadığın adama hesap da soramazsın. Adamları bomba gibi düşün genç kadın, yanlış kabloyu kesersen onunla birlikte sen de patlarsın. 
          
          Bak kızım! Bu hayatta her şeyi alırsın, yalnız seni seven adamın yoktur fiyatı. Seni her şeye rağmen sevebilen adamı satın alamazsın. Cüzdanın kilo kaybettikçe, sevgileri eksilen sevgililerin olur en fazla.. Falan filan sonra, bilirsin ya.. Sen sen ol, o adamı satma! 
          
          Bir adam seni seviyorsa kavga eder. Hem birazdan boğazına yapışacak sanırsın hem de 
          görürsün gözlerindeki korkuyu. Adamlar susmaz genç kız, susmuş adam gitmiş adamdır. Susmuş bir adam için, bitmiş bir kadınsındır. Bu adamların değişmez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez olan maddelerinden biridir. Adam olmanın kuralıdır.. 
          
          Ve bir şey daha vardır ki; Kuştur adam! Bir gökyüzü vardır her adamın. Öyle bir havan olmalı ki kızım, senden göçmediği için, onu dondurmamalısın. Bunu bir zamanlar seni gökyüzü ilan etmiş adamın, başka bir gökyüzünde kahkaha atışını duyunca anlarsın ya o misal. 
          
          Ve şimdi sen.. Gökyüzüm olmaya devam et ki ben, adamın olmaktan bahtiyâr olayım Güzel Kadın. 
          
          S&M

Leading_Leader

Türkiye'de Kadın Kavramı;
          
          Yani "insan olarak" iyi insan kötü insan farkı var. Kadın var ciğeri 5 para etmez, içi pislik dolu ama bir diğeri de iyi, yardımsever, anlayışlı... 
          
          Esasen bu değişebilir. Ama onun dışında bakış açısı, neyi isteyip istemedikleri, neyden hoşlandıkları, hoşlanmadıkları falan herşeyleri ortak. Hiçbir fark yok. 
          
          Kadının bir tabiatı var ve onlara çizilmiş bir sınır var. O sınırın dışına çıkamıyorlar ama erkeklere kadın aklıyla adamlığın tarifini yapıyorlar. İnanılmaz basitler. Yani bazen o kadar basitler ki, ben Türkiye'de "kadın" türünün bu kadar konuşulduğunu görünce cidden şok oluyorum. Gerçekten inanamıyorum, konuşacak hiçbir şeyleri yok. Sıfır.
          
          Türkiye amsalak bir ülke. Bu yüzden kadının çoğu meselelerde bu kadar önemsenmesine de kimse şaşırmamalı..

Leading_Leader

Sabah uyanmışım. Daraldığım yatağımdan kalktım ve salonda zifiri karanlık bir ortamın en oturulası kanepesine çayımı yudumlamak üzere köşe ucundan oturdum. Karanlık iken bir tek telefonun ışığı aydınlatıyordu her yeri.. Sonra yıllardır unuttuğum ama bir an canlanıp yeşeren kurduğum hayallerimi düşündüm. Hepsi geçti gözümün önünden. Hepsine de tek tek selam verdim. Dedim ki; Buraya kadarmış. Son bir iç çektim ve o hayallere en son kez bir sarıldım. Sevemedim ben vedaları desem de zaten o da sevmedi ve yangından mal kaçırır gibi çekti gitti. Olmayacak duanın aminiydi belki de.. Ya da hep orada kalmak istedi. Ne bir adım ileri ne de bir adım geri, öylece durmak istedi. Sildi her yerden beni.. Sorsam da kendini savundu savunmama izin vermeden. Sessiz kalmayı yeğledi. Halbuki tanıdığım sessizlik bu değildi. O çileli yıllarımı silip süpüren bir gençlik iksiriydi. Son pişmanlık fayda eder mi? Madem öyle, işte böyle... 
          
          Hoşçakal 17 kısa 24 saatim.

Leading_Leader

Bir kadın seni seviyorsa sana aittir. Mutlaka bir fotoğrafın vardır bir yerinde odasının, onu kaldırtma! Bir kadın seni seviyorsa uyumadan önce dua ediyordur, senin adınla başlayan dualar ve biten senin adınla, onu susturma! Bir kadın seni seviyorsa sana zarar veremez. Yalnız genç adam, kadınlar vazgeçtikleri adamlara da acımayı beceremez, bu da kalsın aklında… 
          
          Bir kadın seni seviyorsa koklayarak öper seni. Seni seven bir kadın sevdiği kadar sarılabilirse kemiklerin kırılır. Ve bir kadın seni seviyorsa, sen ne kadar güçlüysen o kadar güçlü hisseder kendini, onu yanıltma. İlk darbede yere çakılma oğlum, ilk imtihanda sınıfta kalma! Ve asla, ama asla! Araya umutsuzluğu sokma. Orasıdır kadının şah damarı, umudu. Kesildiği an, vazgeçer kadın. Sevmekten, beklemekten, özlemekten, hatta dua etmekten… Can havliyle, kaçar. Yakalayamazsın. Artık o kadını üstüne alınamazsın. Sahip çıkamadığın kadına hesap da soramazsın. Kadınları bomba gibi düşün genç adam, yanlış kabloyu kesersen onunla birlikte sen de patlarsın. 
          
          Bak oğlum! Bu hayatta her şeyi alırsın, yalnız seni seven kadının yoktur fiyatı. Seni her şeye rağmen sevebilen kadını satın alamazsın. Cüzdanın kilo kaybettikçe, sevgileri eksilen sevgililerin olur en fazla... Falan filan sonra, bilirsin ya… Sen sen ol, o kadını satma! Bir kadın seni seviyorsa kavga eder. Hem birazdan boğazına yapışacak sanırsın hem görürsün gözlerindeki korkuyu. Kadınlar susmaz genç adam, susmuş kadın gitmiş kadındır. Susmuş bir kadın için, bitmiş bir adamsındır. Bu kadınların değişmez ve değiştirilmesi teklif bile edilemez olan maddelerinden biridir. Kadın olmanın kuralıdır... Ve bir şey daha vardır ki, Kuştur kadın! Bir gökyüzü vardır her kadının. Öyle bir havan olmalı ki adamım, senden göçmediği için, onu dondurmamalısın. Bunu bir zamanlar seni gökyüzü ilan etmiş kadının, başka bir gökyüzünde kahkaha atışını duyunca anlarsın…

Leading_Leader

Ezbere bildiğim insanlar omuzlarındaki yükü, birlikte büyüdüğüm insanlar dertlerini bırakıp gidiyor. Ağrılar, sancılar. Böyle birikir insanın içine diyorum. Sonrası bir çiçeğe fazlasıyla benzeyen insanla karşılaşma zamanı. Her şey olabildiğince güzel, bir sokak çocuğunu sevindirecek kadar. Umut oluyoruz beraber. Bir çiçeğe çiçek veriyorum. Sonrası büyük enkaz. Herkes birilerine kendi enkazını bırakıp kaçma derdinde diyorum. Sonrası aylarca süren sancı, ağrı. Annem çay yapınca geçiyor ama. Aile değerli şey diyorum. Sonrası babamın bıçakları. Huzursuzluk. İsyan biraz. Değiştiremediği şeyleri kabullenemediği için intihar eden bir adamın hikayesi üzüyor beni. Sonra geçiyor, unutuyorum. Unutuyor herkes her şeyi. Parklarda artık çocukların değil de alkoliklerin olması garip gelmiyor kimseye diyorum. Her güzelliğin cebinde bir dönüş bileti var sanırım diyorum. Biraz daha içmek bunun sonrası. Sarhoşken yeni insanlarla tanışmak. Kafam bir yıldız kadar güzel ve herkes gider mi diyorum. Bu sorunun herkesi kaçırdığını fark ettim. Bilmekten korkuyor insanlar diyorum. Yok yok. Duymaktan. Her güzel şeyin bir sonunun olmasının bir sonu olmaması korkutuyor insanları diyorum. Sonrası biraz daha sarhoşluk ve hemen akabinde cevapsızlık. Dayanılmaz bir döngü bu. Yalnız öleceğinin farkında olan herkes, yalnızlaştırmaya çalışıyor kendini. Her kalabalık cadde, eninde sonunda boşalacak diyorum. En sevdiğim şarkılar bitecek, annem bile gidecek. Nihayetinde öleceğiz diyorum. Korkunç bir gerçek bu. Farkına vardıklarımdan kaçmak bunun sonrası. Sonrası boş vermek ve içmek biraz daha ve tabi ki sarhoşluk. Hazır kafam bir yıldız kadar güzelken soruyorum; Herkes gider mi? 

Leading_Leader

Bunca zaman, o kadar çok sustum ki bütün sesler içimde birikti.
          
          Benimle hiç anılmayan bir hayatta nefes aldım. Benimle hiç anılmayan yollarda yanımda biri varmış gibi yürüdüm. Uzun yürüyüşler sonunda en alakasız banka oturup yanıbaşımda biri varmış gibi sırtımı yasladım. Şarkılar seçtim onun için. Elini tuttum, kalbime yasladım. 
          
          Elbette mutluluklardan da bahsetmeyi çok isterdim. Fakat benim gibiler, yani acısına kimseyi inandıramayanlar, mutlu olmanın yolunu çoktan unuturlar. Çünkü beni ayakta tutan en alttaki taşı, bilerek çekti biri hayatımdan. Kendi üstüme yıkıldım. Bunca zaman, o kadar çok sustum ki bütün sesler içimde birikti. 
          
          Şimdi rüzgârın iniltisine bile imreniyorum.

Leading_Leader

1 senedir sessizce yaşayan biri var. Kendinden başka hiç kimseye zararı olmayan, hüzünlerini gülümsemelerinin arkasında saklayan ve artık masallara inanmayan biri..
          
          Yorgunluklarını gözlerinde taşıyan, konuşmaktan bıkmış, içine kapanmış, hayatı tecrübeleriyle sorgulayan, susan ve anlaşılmayan biri..
          
          Gündüzleri gönül nafakası için çabalayan, geceleri yalnızlığına sarılan, her şeye rağmen yine de inatla ayakta kalan ve en çok da sevdiği için yaşayıp çabalayan biri..
          
          Saçının bütün telinin ucundaki her farklı tonlardaki renk, ışığı; Akıttığı her gözyaşı, ahı olmuş ve doğruluktan ayrılmayan kalbi de beni diğerlerinden ayıran en büyük farkı oldu.

Leading_Leader

Ne yaparsak yapalım bir araya gelemeyiz seninle. Duvarları yıktık birbirimizin üzerine. Dilimizi ısırmaya veya ha gayret demeye yetmedi gücümüz. İçimizdeki cehennemi ilmik ilmik kustuk çekinmeden. Pişman olabileceğimiz ihtimalini düşünemeyip sonrasını beceremedik, ve yarınları yitirdik böylece. Ne yaparsak yapalım boş. Biz barışmayız artık. Uzun uzadıya gittik istemsizce birbirimizden. Sen ısrarla girdiğin hayatımdan kaçarak gittin. Kimbilir hangi sebep seni başkasına gülümsetti? Mutluysan ne diyebilirim ki?
          
          Başkalarıyla uyuyacağız belki de gecelerce. Başkalarının koynunda dinleneceğiz.. Ya da başkalarında teselli bulacağız. Ölesiye yabancılaştık artık. Ruhumuz çıkarcasına kirlendik. Ne yaparsak yapalım olmaz. Bu saatten sonra biz barışmayız artık.
          
          Sen biliyor musun bunu? Bu satırları senin için yazarken kaç gözyaşı döktüm. Ve eminim; Eskisi kadar pespembe değil yanakların. Dolgun dudakların sönmüş, kabuk bağlamıştır belki de.. Ama gözyaşlarının rengi hep aynı.. Tuzunun tadı bile farksız.. Niye ağlıyorsun bilmiyorum. Hem çoktan gitmişsin benden hem çakılıp kalmışsın bana gibi... Biliyorum gelmeyeceksin, biz barışmayız artık.
          
          Benimle çıktığın yoldan dönüp kestin mi uçlarına kadar aşkla uzattığın saçlarını. Kesme, çok yakışıyor diyordum her daim. Uslu bir kız çocuğu gibi sen; 'kesme dedin, bende kesmedim' derdin hep. Merhamet pistir sevgilim. İyi bir şey değil her şeye rağmen. İnsan nefret ettiği birine aşık kalamaz. Bir aşığın ölümü ancak merhamet yüzünden olabilir. Beni yaşatırsa bir senin sevgin yaşatırdı. Şimdi beynim temiz ama kalbim hastalıklı.
          
          Bu yüzden solgun meleğim, biz bu saatten sonra ölsek de barışamayız artık.

Leading_Leader

Yapacak bir şeyi kalmadığında neye sarılacağını şaşıran insanlara dönüştük. O kadar çok insanın içinde insansız kaldık ki halimize acır olduk.
          
          Bizi anlamadıklarını ya da anlamayacaklaını düşünerek bağladık kendimizi susa susa dalgınlıklara. Dalıp gider olduk her şeye..
          
          Şarkıların, şiirlerin hatta okuduğumuz kitapların girdabnda koca bir hortum oldu beynimizin gelgitleri.. Herşeyi umursayan ama bir o kadar da umursamayanı olduk kendimizin..
          
          Tek bir kelimeden binlerce anlam çıkardığımız günleri özledik belki de.. Ve bir bakışla söylenmeyen sözlerden aradığımız medetleri özler olduk.
          
          Vedası eksik gidişlerin, ardı sıra bakan kaybedenleri olduk. Üstelik gideceğini önceden bildiğimiz halde, kan kaybetmesine aldırmadan seyirci olduk yüreğimizin.
          
          Ve sonra...

Leading_Leader

Yapacak bir şeyi kalmadığında neye sarılacağını şaşıran insanlara dönüştük. O kadar çok insanın içinde insansız kaldık ki halimize acır olduk.
          
          Bizi anlamadıklarını ya da anlamayacaklaını düşünerek bağladık kendimizi susa susa dalgınlıklara. Dalıp gider olduk her şeye..
          
          Şarkıların, şiirlerin hatta okuduğumuz kitapların girdabnda koca bir hortum oldu beynimizin gelgitleri.. Herşeyi umursayan ama bir o kadar da umursamayanı olduk kendimizin..
          
          Tek bir kelimeden binlerce anlam çıkardığımız günleri özledik belki de.. Ve bir bakışla söylenmeyen sözlerden aradığımız medetleri özler olduk.
          
          Vedası eksik gidişlerin, ardı sıra bakan kaybedenleri olduk. Üstelik gideceğini önceden bildiğimiz halde, kan kaybetmesine aldırmadan seyirci olduk yüreğimizin.
          
          Ve sonra...