Biz, etrafında döndüğü yıldızla neredeyse aynı sıcaklığı olan çekirdeğe sahip bir gezegende yaşayan insanlarız. Ayaklarımızın kilometrelerce altında bir magma topu var. Ve biz onun üzerindeki incecik kabukta yürüyoruz, oturuyoruz ve yaşıyoruz. Biz normal bir günümüzü geçirirken unuttuğumuz magmaysa hareket ediyor, bu da yer kabuğunu hareket ettirmesine dolayısıyla deprem oluşturmasına sebep oluyor.
Depremler, dünyanın altındaki zenginliği yeryüzüne çıkarır. Ülkemiz toprağının bereketli olmasında onların da katkısı vardır. Ama buna rağmen yıkıcı etkileri ile bilinirler. Onları bu kadar yıkıcı yapan şey, insanların Dünya'ya ayak uydurmak yerine kendi çıkarlarını düşünmesidir.
Bir binanın masrafı bir insanın hayatından değerli olamaz. Bir doktorda da aynı mesleki etik olmalı bir mühendiste ve bir çöpçüde de.
Hasar tamamen yok edilemez ama yıkıcı etkisi azaltılabilir. Örnek olarak Japonya verilebilir. Bu tarihte olan depremle yaklaşık aynı boyutta bir depremde can kaybı vermemiş bir ülke.
İnsan değişirse Dünya değişir.
Bu önerme hiç değişmez.