sevindiğim anda sen üzülürsün
sonbahar uğultusu duymamışsın ki
içinden bir gemi kalkıp gitmemiş
uzak yalnızlık limanlarına
aykırı bir yolcuyum dünya geniş
büyük bir kulak çınlıyor içimdeki
çetrefil yolculuğum kesinleşmiş
sakın başka bir şey getirme aklına
aysel git başımdan ben sana göre değilim
ölümüm birden olacak seziyorum
hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim
aysel git başımdan seni seviyorum
Sevecek misin? En güzel şekilde sev.Karşılıksız sev, hiçbir şey bekleme, gerisini önce Allah'a, sonra sevdiğine bırak.
Severse sever,
sevmezse canı sağ olsun.
Ölecek değiliz ya...
Gerçi onlarsız yaşayabiliyor muyuz, o da başka bir konu.
Neyse...
Bir elvedanın ne kadar değerli olacağını kimse bilemez. Herkes arkasına bakmadan gider. Erkeği de kadını da, ne fark eder ki? Sevdiklerinize bir elvedayı çok görmeyin. Elveda edin ki sizi iyi hatırlasınlar. Çok zor bir şey değil. Sarılmak istemiyorsan sarılma. Elini sıksan da olur. Birlikte geçirdiğiniz zamanlar için teşekkür et. Sevgin bitse de saygını bitirme. Siz beraber güzel zamanlar geçirmediniz mi?
Hikâyelerin küçük rolleri vardır, bilirsin. Küçük kahramanlar; küçük, anlamsız. Şöyle bir görünmelerine izin veren, sonra da bir şekilde yol veren; alışık olduğumuz roller, anlayacağın. O kısacık rollere upuzun yollar boyu anlamlar yükledik her seferinde. İnanmakla ilgili sanırım. Yıkımlardan umut çıkarmakla ilgili. Hep umut etmekle ilgili. Ne çektiysek ondan çektik zaten: umuttan. Yine de belki bir yerlerde hâlâ geç kalmadığımız bir hikâye kalmıştır; başlamak için bizi bekleyen. Neden olmasın?