Vanessa_Carney

"Majesteleri..neden bana beyaz prens diyorsunuz?"
          	
          	Soğuk iliklerine dek işlemişken ellerini uzattığı ateş bir nebzede olsa bilincini yerinde tutuyordu. Yanında sadece beyaz ve kanla ıslanmış gömlekle oturan Jerome'ye göz ucuyla baktı. Kalbi, ateşin yansımasıyla alevden farksız görünen gözleri ile hızlandı. Ve hızla önüne geri döndü.
          	
          	"Her şeyi biliyor gibi olmana rağmen bunu bilmiyor musun?"
          	
          	Ateşte çatırdayan odunların arasına karıştı sorusu. Theodore gerilirken, "H-Her şeyi değil..sadece tesadüf." diye ağzında geveledi. Jerome ise onu umursamadı. Zaten koruma büyüsüyle çevrili pelerini ona sarılırken aklının başında kalması bile inanılmazdı.
          	
          	Jerome yerinde hareketlendi. Titrek halde yerine sinmiş Theodore'un saçlarına uzandı. Ve bir tutamı tutan parmağı alev alev yandı sanki.
          	
          	"Sen ışık gibisin. Hem karanlığımdan beslenen..hemde onu hiç varolmamış gibi yokeden bir ışıksın."
          	
          	Parmağını geri çekti. Gözleri ayakkabılarını bulurken dudaklarında ilk kez samimi ve duygulu bir kıvrılma oluştu.
          	
          	"Benim ışığımsın."

kook_and_kth

Taehyung hep theodoreın bedenindemi olcak. Çünkü jungkook onun içinde olduğu beden için yanında gibi ve ben taekook okuyomuş gibi hissetmiyorum böyle olunca :(

Vanessa_Carney

@ kook_and_kth  şöyle diyim ileriki bölümlerde de göreceksiniz jungkook aslında onun gerçek theodore olmadığını bir şekilde biliyor ve karşısındaki insana da o şekilde davranıyor. Geçmişten her kesit verdiğimde bu farkı daha net göreceksinizz
Reply

Vanessa_Carney

"Majesteleri..neden bana beyaz prens diyorsunuz?"
          
          Soğuk iliklerine dek işlemişken ellerini uzattığı ateş bir nebzede olsa bilincini yerinde tutuyordu. Yanında sadece beyaz ve kanla ıslanmış gömlekle oturan Jerome'ye göz ucuyla baktı. Kalbi, ateşin yansımasıyla alevden farksız görünen gözleri ile hızlandı. Ve hızla önüne geri döndü.
          
          "Her şeyi biliyor gibi olmana rağmen bunu bilmiyor musun?"
          
          Ateşte çatırdayan odunların arasına karıştı sorusu. Theodore gerilirken, "H-Her şeyi değil..sadece tesadüf." diye ağzında geveledi. Jerome ise onu umursamadı. Zaten koruma büyüsüyle çevrili pelerini ona sarılırken aklının başında kalması bile inanılmazdı.
          
          Jerome yerinde hareketlendi. Titrek halde yerine sinmiş Theodore'un saçlarına uzandı. Ve bir tutamı tutan parmağı alev alev yandı sanki.
          
          "Sen ışık gibisin. Hem karanlığımdan beslenen..hemde onu hiç varolmamış gibi yokeden bir ışıksın."
          
          Parmağını geri çekti. Gözleri ayakkabılarını bulurken dudaklarında ilk kez samimi ve duygulu bir kıvrılma oluştu.
          
          "Benim ışığımsın."