Çoğu kez yazacak halim olmuyor. Az çok nedeninin de farkındayım, edebiyattan, sanattan çok fikir okumalarındayım şu sıra. Hal böyle olunca kendi kalemime de yansıyor. Hem o gerçek dünyayı yansıtmanın tekdüzeliği hem de fikrin coşkusu aynı anda vuruyor. İçimde yazmak isteyen bir parça var, ona da zihnim edebi açıdan yetişemiyor. Bu durum eski değil, fazlasıyla yeni bir durum benim için. Lisenin başından kalma şiir defterime rastladım yakın bir zamanda. İdealizmin farkında bile olmadığım kabulü, o maddi dünyadan kaçma isteğim, genelen o dönemki pek de farkında olmadığım fikirlerim ile bezeli her biri. Sevdiklerimi ayırdım, bir kenarda duruyorlar. Her birinin tarihleri birbirine çok yakın. Aklıma gelmiş, onu dökebilmişim kağıda. Şimdilerde bu olmuyor. Tabii güncel etkilerle, mesela idealizmden her türlü uzaklaşma şeklim ya da ideolojik bazı değişimlerim, gayet bir şeyler dökülüyor ortaya. Yılın ilk yazısı gayet ideolojikti, burası sıradan bir eğlence platformu olduğundan paylaşma gereği duymamıştım. Ondan sonra belki beş belki on metin karalamışımdır sağa sola. Bunca yazının olduğu yerde kalması acı verici.