Soluğum boğazımı tıkandı. Bahçede duran siyah arabanın kapısı açılınca her şey benim için durmuştu. Sabah güneşinin ışıltısı uzun saçlarına düşerken kâinat ayaklarının bastığı yere diz çökmüş gibiydi. Elinin tersiyle arabanın kapısını serçe kapattı. Olağanüstü görünüşü beni benden alıyordu. Bacaklarını saran siyah kot pantolonu ve üzerine giydiği beyaz tişörtünün uyumunun onu çok karizmatik gösterdiği acı bir gerçekti. Gözlerindeki siyah güneş gözlükleri bende onu çıkarıp gözlerine bakma isteği yaratırken kulağındaki siyah kablosuz kulaklık onu tam anlamıyla bir ajan olarak gösteriyordu. Her adımıyla yoğun bir özgüven ve yenilmez bir güç saçılıyordu sanki. Lanet giresice adam üzerimdeki etkisinin farkında olarak güneş gözlüklerini çıkartınca beni yoğun bakışlarının hedefine aldı. Bir erkek nasıl olurdu da bu kadar akla zarar olurdu? İşte Alaz Altuğ Sipahi bunun en büyük kanıtıydı.