aradın sanıyordun ama aslında kendi içindeki boşluğa dokunuyordun; o boşluk daima açtı, o hep açtı, yalnızca sana kapalıydı. çaldın, ses yankılandı, yankı kendine çarptı geri döndü, kapı yine suskundu. seslendin, sesin duvarların içine sinen eski bir koku gibi dağıldı; hiç kimse, özellikle de o, toplamaya yanaşmadı. yumrukladın, eklemlerin acıdı, tenin ısındı, kapı değil sen incindin. ağladın, gözlerin yandı, içindeki bütün ağırlık su olup aktı ama kapının tokmağı bile titremedi. kızarmadı, kızmadı, hatta var olmadı; tek gerçek senin çaban, senin çırpınışın, senin tükenişindi. hiçbir şey olmadı, hiçbir zaman olmadığı gibi. ama sen her şeyi yaptın; insan ancak çok sevince böyle çok şey yapar, insan ancak çok kaybedince böyle çok yorulur.