(burada kalsın)
Belki de bu satırlar sana hiç ulaşmayacak.
Belki de senin adını anmadan yazmak bile fazla gelir artık.
Ama yine de yazıyorum; çünkü sessizlik çok ağır,
çünkü içimde hâlâ bir şeyin adı konmadı:
görülmemek.
Benim burada olup olmadığımı
umursamayan gözlerde
cevaplar arıyorum.
O gözlerde, bir zamanlar bana sıcak gelen bakışın yerinde
şimdi soğuk bir duvar var.
Ve ben, her gün o duvara çarpıyorum;
Ne içeri giriliyor,
ne dışarı çıkılıyor.
Beni görmek bile istemeyen gözlerde
bir sevgi kırıntısı arıyorum.
Bakışların bomboş şimdi.
Ben ise hâlâ o boşlukta bir şey arıyorum:
belki bir "hatırlıyorum" fısıltısı;
"buradayım" diyen en küçük kıvılcımı.
Bekliyorum, belki bir titreyiş olur diye,
belki bir an, kalbinin en uzak köşesi
beni hatırlar diye.
Senin sessizliğini dinlemeye
devam ediyorum
sanki orada bir anlam gizliymiş gibi.
Susuyorum çünkü sen duymak istemiyorsun,
ben hâlâ anlatmak istesem bile.
Susacağım, hiç konuşmayacağım
çünkü sesimin çarpacağı hiçbir yer kalmadı sende.
Biliyorum,
gözlerin bana dönmeyecek.
Ama ben yine de bakıyorum,
çünkü alıştım yokluğunun bu biçimine.
Ve her bakışta biraz daha eksiliyorum.
Biraz daha siliniyorum
senin bakmadığın yerlerde.