"Ben şarkılar besteleyip söylerim ve şarkılar bestelerken güler, ağlar ve söylenirim. Böylece tanrıyı överim. Şarkı söyleyerek, ağlayarak, gülerek tanrıyı, kendi tanrımı överim. Şimdi söyle bakalım bize getirdiğin armağan ne?"
"Size verecek neyim olabilir? Bırakın, çabuk gideyim ve sizden bir şey almayayım. "
İhtiyarla Zerdüşt iki çocuk gibi, gülüşerek ayrıldılar.
Zerdüşt yalnız kalınca kendi kendine söylendi: "Nasıl oluyor da ormandaki bu kutsal ihtiyar, tanrının ölmüş olduğunu daha işitmemiş bulunuyor? "