dibebatmasanati

kalbinde çözülmeden kalan her şey için sabırlı ol. soruların kendisini sevmeye çalış, kilitli odalar ve yabancı lisanda yazılmış kitaplar gibi. cevapları şimdi arama. şu anda cevaplar sana verilemez, çünkü sen henüz onlarla yaşayamazsın.
          	
          	bu her şeyi yaşama meselesidir. şu anda senin, soruyu yaşaman gerekiyor. belki daha ilerde, farkına bile varmadan, günün birinde kendini cevabını yaşarken bulacaksın.

dibebatmasanati

kalbinde çözülmeden kalan her şey için sabırlı ol. soruların kendisini sevmeye çalış, kilitli odalar ve yabancı lisanda yazılmış kitaplar gibi. cevapları şimdi arama. şu anda cevaplar sana verilemez, çünkü sen henüz onlarla yaşayamazsın.
          
          bu her şeyi yaşama meselesidir. şu anda senin, soruyu yaşaman gerekiyor. belki daha ilerde, farkına bile varmadan, günün birinde kendini cevabını yaşarken bulacaksın.

dibebatmasanati

bu ne tam anlamıyla bir başlangıç ne de kesin bir sonu anlatıyor. çünkü bazı hikâyeler, arafın içinde doğar—ne tam karanlıkta ne de ışıkta. her sayfa, bir iç çekişin, bir serzenişin yankısıdır. sessiz çığlıkların, dillendirilmemiş öfkelerin, geç kalınmış vedaların izlerini taşır.
          
          insan bazen ne gidebilir ne de kalabilir. bir adım atmaya korkarken, yerinde kalmanın da can yaktığını fark eder. işte o aralıkta—araf dediğimiz o yerde—kalem, kelimelere dönüşür. bu sayfalarda anlatılanlar; bekleyişlerin, kırgınlıkların, geçmeyen zamanın ve içten içe söylenilenlerin yankısıdır.
          
          bu bir isyan değil, bir iç döküş. bir kabulleniş değil, sorgulayış. belki de sadece görülmek, duyulmak isteyen bir ruhun fısıltısı.

dibebatmasanati

burası bir mezarlık, ben ise sessizliğin yankısıyım,
          ne bir çığlık ne bir feryat, sadece boşlukta asılı kalan o keskin his...
          acı doluyum, isyanım içime hapsolmuş, ama yorgunum artık hissetmekten.
          yakarışlarım ne duyan var ne de umursayan,
          hissizlik bir perde gibi örtüyor üstümü.

dibebatmasanati

burası bir mezarlık, sen ise suskunluğun suretisin,
            ne bir nefesin var ne de bir gölgen, sadece yokluğun ağır sessizliği.
            acı burada taşlara kazınmış, isyan toprakla karışmış,
            ama sen... hissizliğin ta kendisisin,
            bir adım ötemde, ama sonsuz uzaklıkta.
Responder

dibebatmasanati

kırmızı şarap camda oynadı
          gözlerinde heves yalazlandı
          yumuşak yatakta benim bedenim
          göğsünde onun sarhoşça kıvrandı

dibebatmasanati

günah işledim lezzet dolu bir günah
            alevi yangılı bir kucakta
            günah işledim kinci, sıcak
            ve demirsi iki kol ortasında
Responder