Ona ulaşmak için bin kelime kuruyorum içimde, ama dudaklarımdan dökülenler hep yanlış. Sessizlikle cezalandırıyorum ikimizi de. Çünkü doğruyu söylemek artık geç kalınmış bir lüks.
Ben sana hep üşüyordum,
Çünkü kıştım, nakıştım, bakıştım.
Inkâr etmiyorum da bunu
Seni sevmek gibi büyük işlere kalkıştım.
Ve lütfen inkâr etme,
Sana en çok ben yakıştım.
“Umutlu uyanış, yatsıda yatış.
Senin güzelliğine bir tütün yakmış.
Ben gibisi ise bir çiçek dikmiş.
Sana acı vermiş.
Sözüm söz, her unuttuğumda seni;
Bir sen ekeceğim toprağa,
Hiç birikmemişsin,
Toprak kuraklaşmış sen en güzelisin.”