BOZKURT 39. BÖLÜM ALINTISI🌷
Kadir kendi alanı olduğundan ötürü, konuşmadan kablolara doğru yürüdü, bakışlarıyla inceliyordu. “Dikkat et.” dedi Bozkurt kablolara son kez bakarken. Ardından tuttuğu adama döndü. “Türk bitti demeden bitmez! Bizim elimizde her zaman yedek bir koz vardır. Şansına küs Barnaby!”
Barnaby anlamadı ancak Kadir’in “Biraz uzun sürer ama hallederim.” demesiyle kaşlarını beklenmedikle havalandırdı.
Yukarıdan gelen sesler ve omuzlarına binen yükün baskısıyla işe koyuldu Kadir. Yeni evliyim, ardımda çiçeği burnunda bir eş bıraktım, demeden bombayı imha etmek için parmaklarını çoktan kabloların arasına hareket ettirmişti.
Alnında beliren ter baloncuklarıyla, uzayan süreye kalp atışları eşlik etti. Beyni bir süre sonra odaklanmaktan tiz bir sesi barındırdı kafasının içinde. Saniyeler geçtikçe zorlanıyordu, zira kablo bağlantısı daha önce rastlamadığı bir tipti. Anlaması uzun sürmüştü.
Diğerleri de işlerini bitirince aşağıya inmişti. Gördükleri manzara onları duraksatmıştı. Bozkurt ve yanında olan adamla; kapının yanında, kapıya bağlı karışık kabloları çözmeye çalışan Kadir’i gördüler. İçlerinde oluşan stresle tamamen Kadir’e odaklanmıştı.
Cihat bir yandan dualar ediyordu işini sağlam şekilde bitirsin diye. Diğerleri de bundan aşağıya değildi. Her biri dualar ediyorlardı.
Süre geçtikçe Kadir’in elleri titremeye başlamıştı. Her şey parmaklarının ucundaydı. Ya herkes kurtulacaktı, ya da operasyonları yarım kalıp, Vatan’larını geride bırakmak zorunda kalacaklarıdı.
“Hadi.” dedi dişlerinin arasından. Kadir, kendisine yaptığı sitemle silkelenmeye çalıştı. “Güven kendine. Vatan için oğlum, hadi. Hakkını ver.”
Ve mavi olan kabloyu “Bismillah.” diyerek kesti.