garip bir boşluktayım, bunu doldurabilecek gibi hissetmiyorum. sanki artık hallolmayacak şeyler çoğalmış gibi, düğümün kördüğüm olması ve çözülemeyecek olması gibi bir his. kışın ortasında evim ateş içinde kalmış da ben içeride cayır cayır yanıyormuşum gibi. sanki birini değil de evimi kaybetmişim gibi. sanki aşk değil de hayat kaybetmişim gibi. bu kördüğüm boğazımı parçalıyor. asıl zor olan olacakmış gibi olup olmamasıydı aslında. en başından sonu belliydi ama ben kabullenmek istememiştim. keşke kabullenseydim demeyeceğim hiçbir zaman ama keşke gerçekten olsaydı. bazen düşünmekten vücudum uyuşana kadar kasılıyorum, bu çok abartı bir özlem. bu duygu bu kadar acı vermez gibi geliyordu. hiç uyku uyuyamamak, mesajları tekrar tekrar okumak, onu düşünmek, en küçük kilitli sohbetler bildirimini ona ait sanmak, dışarı çıkamamak, evde kalamamak... hepsi birleşince o kadar berbat bir durum oluyor ki. boğuluyorum. sanırım kendimi en iyi bununla özetleyebilirim. ben bu duyguyla boğuluyorum ve ne yapacağımı hiç bilmiyorum. yoruldum. anlatsam insanları darlayacağımı bildiğim için böyle satırlar döşemek çok aciz hissettiriyor.