Ne yazacağımı, nasıl bir giriş yapacağımı inan bilmiyorum. Sadece çok utanıyorum ve buraya girmeye çekiniyorum, bunu bilin hamsi tavalarım. Kitap yazmaya ilk başladığımda "Aklımdakiler susana kadar yazacağım, aklımdakiler sussa bile kalemim susmazsa bırakmam" demiştim galiba büyük konuşmuşum. Aklım susmadı, susmayacak da ama kalemim köreldi ve artık yazamıyor. Şimdi diyeceksiniz ki "Bu mal gece gece ne edebiyat yapıyor?" İnanın ben de bilmiyorum. Gece gece aklıma geldiniz, gerçi hiç çıkmadınız ya orası ayrı konu. Aklımdaki hikayeler susmadı. Derin, Mehir ve daha okuyamadığınız bir sürü güzel kızım... Ama artık yazamıyorum, ellerim o harflere gitmiyor ve bu durum bana çok ağır geliyor. Sınavım olduğu için sınav bitene kadar yazmayacağımı söylemiştim size aylar önce ama ben sözümü tutamadım. Sınava çalışmak yerine her fırsatta yazmaya çalıştım fakat asla eski hamsi gibi değilim. Düzensiz Hayat'ı ilk yazdığımda çok acemiydim, kelimeler bulamıyor, saçma cümleler kuruyordum. Şimdi bakıyorum da o acemiliğim bile şu anki halimin yanında profesyonel kaldı. Kalemim o kadar köreldi ki bu körlük yavaş yavaş aklıma da yayıldı. Aklımda başka hikayeler devam etse de Mehir devam etmiyor. Bir daha asla yazmayacağım demiyorum, sadece kalemim eski haline dönene kadar bir süre ara veriyorum. Ama ben buradan hiç çıkmadım ki... Aylardır o güzel yorumlarınızı okuyorum, sadece karşınıza yeni bölümsüz çıkmaya yüzüm yoktu.
Aradan on yıl geçse bile Mehir'in finalini size okutmadan gitmeyeceğim bu uygulamadan. Hepinizi çok seviyorum hamsilerim♥︎