Kestiğimiz makarnalar sobanın üstünde pişerken, güzineye yıkadığım patatesleri atardım. Bir yandan topladığım mantarları temizler yemekten sonra közlemeye hazırlardım. Sen ise bana onu şöyle yap bunu böyle yap der dururdun. Ben yapacağımı söylemene ayrı emir vermene ayrı kızardım. Tartışır küserdik. Sonra da birbirimize yaptığımız şirinliklerle alırdık gönüllerimizi...
Soğuk yorganlara sarılıp ısınmak için birbirimize sokulurduk. Senin ayakların üşürdü bense ısıtmak için kazağıma sokardım. Isınınca da battaniyeyle sarar, sıcak oldu diye tepelerdin...
İmdi sen orada üşüdüğünü bile bilmiyorum ama ben üşüyorum. Isınmak için sana sokulamıyorum, battaniyeye sarıldıkça sarılıyorum. Yataktan çıkınca hemen soğuyor diye hiç çıkmıyorum. Seninle iken soğumazdı. Nasıl oluyo hayla çözemedim :)
Umarım üşümüyorsundur, mutlusundur...
Yel essin kokun gelsin be güzelim :)*