hayatımın hiçbir döneminde korkak bir çocuk olmadım. özgür büyütülen bir çocuk değildim ya da içine doğduğum ortam medeniyetin bağrındam kopmuş değildi. ancak buna rağmen yanlış olduğunu bildiğim her şeyde sesim gür çıkardı, doğru bildiğim şeyi anlatmaktan çekinmezdim. insanların düşüncelerinden, kelimelerinden ya da yargılarından da hiç korkmadım. sağlık sorunlarımla boğuştuğum bir iki sefer dışında... aileme ve çevreme karşı tepkimi ortaya koymaktan hiç çekinmedim. haklı olduğumu bildiğim her konuda konuştum, sus dendikçe konuştum. kendi özgürlüğümü kendim inşa etmiştim. liseye geçince asi bir ergen gibi aileme isyan ettim gibi bir yerden anlaşılmasın bu söylediklerim. küçücük çocuktum ben doğru bildiğim şeyi yapmakta diretirken ve sesimi yükseltirken. korkmazdım ben, genelde ailem korkardı bir ortamda fikirlerimi belirtirim diye ama benim tek derdim kendimi olabildiğine geliştirmek ve insanlar ne diye düşünmemekti. lisenin büyük çoğunluğunu araştırma yaparak ve kitaplar okuyarak geçirirken çevremdeki çocukların ne kadar aptalca davrandığına şahit oldum. bu çocuklar beni dışlar korkusuyla yaptıklarına destek vermedim hiçbir zaman. korkmadım ki ben dışlanmaktan... yakın arkadaşlarıma karşı da böyle bir korku beslemedim hiç. korktuğum için fikirlerimi saklamadım, susmadım, kaçmadım ya da onlar gibi olmaya çalışmadım. kısacası korkup sinen, susan bir çocuk hiç olmadım.