missionPoison

Kusursuz, karakterleri dışındaki her şeyiyle yenileniyor. Eskisinden daha güzel olması için uğraşıyorum. Bölümleri oylamayı unutmayın :)

missionPoison

Tüm hepsi pranga bu sözlerin
          Hepsi birer yalan, serzeniş, iftira.
          Kelimeler: dolu bir kadehi ters tutmak,
          Konuştuklarımızdı bizi yalnızlaştıran.
          
          Tüm hepsi sem bu yaşların
          Hepsi birer itiraz, intihar, kara katran.
          Dalmlalar: harlanmış demire sürülen bir çift el,
          Ağlayamadıklarımızdı bizi yele bir eden.
          
          Her biri cefa bu ayrılıkların
          Tüm hepsi melankoli, günah, günaha yakın.
          Romanlarda tek kurban aşk ve aşıklar:
          Hikayeleri beyaz sayfalara tutsak.
          
          

missionPoison

İnsan olmamız, aynı zamanda ölümlü olduğumuz anlamına da gelmiyor mu? Yaşadığımız sürenin resmen ölüme atılan bir adım olduğu anlamına... Gelmiyor mu? Geliyor.
          
          Zaten soluklanışlarımız, öylece durduğumuz anlar, melankoliye bağlanmaya harcadığımız saniyeler...
          
          Ölüme inat durulur mu?
          
          Ölüm hiç kapıyı çalmayacak mı, ezbere adımladığı tüm o yolları aşıp da..?
          
          Öyleyse ne diye susuyorsun ki? 
          
          Konuş, yaz, düşün, adım at, pes et, ayağa kalk, gülümse, ağla...
          
          (Birilerine içindekileri aç, düşüncelerini ölümsüzlüğüne ilmek ilmek işle, planlanla bir sonraki adımını, o adımı at, savaşmaktan vazgeç, kendini göstermek için dik dur, insanlara bir tebessümünle bile ne kadar güçlü olduğunu gözlerinle anlat, mutluluktan göz yaşlarını dök.)
          
          Hiçbir şey içinde kalmayana kadar açıl denizlere, deneyimlemediğin hiçbir şey kalmayana dene, yaptığın şeyden bıkana kadar yap.
          
          Bir kere doğacaksın. Sonrası... Yok.