içimi ne kadar acıtırsan acıt seni geride bırakma düşüncesi beni hep kahrediyordu.olmadığın bir saniyeyi düşünmek bile yüreğimin sıkışmasına, nefeslerimin ciğerlerimde isleşmesine neden oluyordu.bu düşünce bile adeta çürütüyordu bedenimi.
bir bağımlılık değilde neydi bu? beni yerle bir ediyordun, sahiden de sanki kalbimi avuçlamış istedikçe sıkıyordun, ruhumdan kanlar fışkırıyordu ben öylesine acı çekiyordum, öylesine geberiyordum ki.aylar geçmesine rağmen hatırımda kalan yalvarışlarım var, silemiyorum.sonra ansızın bir gece bütün bu acının ayaklanıp beni olduğum yerden kazıyarak götürdüğünü hissettim.giderken bile sana tutunacak bir dal arıyordum.kurtulduğum o cehennem çukuruna tekrar tekrar dönmeye çalışıyordum.
nihayetinde sen benim zaafımdın, herşeyim hemde hiçbir şeyim, benim zemherimdeki ılık ateşimdin, sana muhtaçtım, kalbim sana muhtaçtı.kanaya kanaya gittim senden, acıttın acım aldı götürdü beni senden.aylar geçti hala sızlayan bir yarasın kalbimde.böyle olsun istemedim.bazı vedalar mecburidir.bazı vedalar zaferdir.bazı vedalar ölümdür.