ondortbahar-

seni ilk kez gördüğüm o eski sahaya gittim bir gün.ilk kez göz göze geldiğimiz, ilklerimize şahitlik eden o yere. her sabah dakikalarca izleyip seni düşündüğüm,
          	odamın önünde boylu boyunca anılarımızı haykıran o sahaya gittim o gün. senin için değil, anılarımız için değil sevgilim. bir başkası için gittim. aynı yolları başkası için yürüdüm heyecanla. dakikalarca bir başkasının kollarında ihanet ettim ilklerimize. sanki ilk tanıdığım masum halin beni izledi o tellerin ardından da ben yine de durmadım usulca öptüm yabancı tenleri. senin saçlarını sevdiğim gibi dolaştı parmaklarım bir yabancının saçlarında. ona da söyledim sana ezberlettiğim cümlelerimi. o da güldü yüzüme masumca tıpkı senin gibi.

ondortbahar-

aylar geçti üzerimizden, mevsimler hatta çok yakında yıllar. benim yine de içim kan ağladı gözlerim başkasına gülerken.
          	  boğazım düğümlendi sana ihanet ettiğimi zannederken. her öpücükte seni ilk gören çocuk halim kesti ruhumdan bir parça. yine de durmadım. saatlerce öptüm onu. ismini fısıldadım, saçlarıyla oynadım. senin için hiç yanmadı mı? aylar geçmesine rağmen bir başkasına dokunduğu için ellerim nefret etti kendinden. sen hiç tiksinmedin mi kendinden? kollarımın arasından çıkıp koşarak başkasına giderken sızlamadı mı lanet olası kalbin?
Rispondi

ondortbahar-

seni ilk kez gördüğüm o eski sahaya gittim bir gün.ilk kez göz göze geldiğimiz, ilklerimize şahitlik eden o yere. her sabah dakikalarca izleyip seni düşündüğüm,
          odamın önünde boylu boyunca anılarımızı haykıran o sahaya gittim o gün. senin için değil, anılarımız için değil sevgilim. bir başkası için gittim. aynı yolları başkası için yürüdüm heyecanla. dakikalarca bir başkasının kollarında ihanet ettim ilklerimize. sanki ilk tanıdığım masum halin beni izledi o tellerin ardından da ben yine de durmadım usulca öptüm yabancı tenleri. senin saçlarını sevdiğim gibi dolaştı parmaklarım bir yabancının saçlarında. ona da söyledim sana ezberlettiğim cümlelerimi. o da güldü yüzüme masumca tıpkı senin gibi.

ondortbahar-

aylar geçti üzerimizden, mevsimler hatta çok yakında yıllar. benim yine de içim kan ağladı gözlerim başkasına gülerken.
            boğazım düğümlendi sana ihanet ettiğimi zannederken. her öpücükte seni ilk gören çocuk halim kesti ruhumdan bir parça. yine de durmadım. saatlerce öptüm onu. ismini fısıldadım, saçlarıyla oynadım. senin için hiç yanmadı mı? aylar geçmesine rağmen bir başkasına dokunduğu için ellerim nefret etti kendinden. sen hiç tiksinmedin mi kendinden? kollarımın arasından çıkıp koşarak başkasına giderken sızlamadı mı lanet olası kalbin?
Rispondi

ondortbahar-

hadi bul bana bir neden, yalvarırım artık bana bul bir neden.seni affetmem için tek bir neden bul, ben yapamıyorum.aylardır uğraşıyorum, yeri geliyor lanetler okuyorum kendime veyahut küfürler ediyorum.halının altına süpürmeye çalışıyorum seni, tozlu raflara kaldırmayı deniyorum. ne anılar izin veriyor seni hiçe saymama, ne de unutamadığım gözlerin.geçenlerde küçük kutumda incecik kumral bir tel saç buldum. canımın ta en içinden bir tel saç.onu o kutuya koyarken nasıl dua etmiştim hatırlıyorsun değil mi? umarım bir gün bu tek tel saçını sevecek kadar sana uzak olmam.
          şimdilerde sana çok uzağım.herkese yakın en çok sana uzağım.oysa bir zamanlar konuşmalarımız dudak dudağaydı.ellerin ellerimin arasındayken kahkahalarına şiirler yazmak isterdim.o güzel gözlerine güneş değdiğinde lâl olurdu dilim adeta.bir saniyeyi bile konuşarak öldürmek istemezdim.etraftaki bütün sesler bir an da kesilirdi, hayat dururdu ve ben büyülenmişcesine seni izlerdim.saçlarını severken dua ederdim en çok, her zaman bir dokunuş uzağımda olman için yalvarırdım tanrıya ta kalbimden.uykularım seninleydi, günüm sen gülünce ayardı.

ondortbahar-

hadi bul bir yolunu çık karşıma
            bağır suratıma suratıma 
            yardım et bana da affedeyim seni
            böyle iki yabancı geçmez bu dünyanın ateşi
            çık gel gece yarısı elinde olsun sebepler
            kalbimdeki yangını söndürecek türden şeyler
            affetmeyi çok istiyorum lakin
            izin vermiyor göğsümdeki eller
            özür dilerim çiçeğim senden
            özür diliyorsun benden
            hiçbir işe yaramıyor bu geçersiz sebepler
Rispondi

ondortbahar-

neden affedemeyeceğim tek şeyi seçtin? sana hata mı yoktu be canımıniçi? bir hiç uğruna nasıl vazgeçtin bizden? affetmeyi çok deniyorum  fakat hâlâ taptaze sırtımda ihanetin izi. seni affedebilmeyi senden bile çok istiyorum. anılarımızı özlüyorum. parmakla gösterilen sevgimizi geri istiyorum lakin artık bana seni düşlemek dahi haram. seni düşünmek istediğimde gözlerinden önce ihanetin geliyor zihnime. seni affedemiyorum.
Rispondi

ondortbahar-

 seni çok seviyordum.bir anne gibi, bir arkadaş gibi, bir sevgili gibi.seni herşey gibi seviyordum.sevginin en saf hali bendeydi de onunla seni kalbime hapsetmek isterdim.kollarının arasında resmen kendimi unuturdum.düşünmeyi unuttururdun bana, huzur kaplardı içimi.şimdi biliyorum bana çok kızgınsın, bil ki boğazıma kadar sana öfke doluyum.içime düşsen ateşimde yanarsın, karşıma geçsen seni kelimelerle yerle bir ederim.söyle sevgilim, söyle ben seni nasıl affedeyim?bul bana bir neden bu ihaneti sineye çekeyim.ben bizi özledim.ben seni özledim.ben her gece uyumadan önce seni düşünmeyi özledim.şimdilerde seni zihnimden geçirdiğim her  saniye kendimden utanıyorum.oysaki senin için varım, seni düşünmekle meşgul olmalı aklım.kollarını özledim, saçlarını, gözlerini, son zamanlarda kinle dolan kalbini bile özledim.ben kendimi özledim.senleyken atan kalbimi özledim.ben, ben değilim.ben sanki insan değilim.yaşayamıyorum bunu bana sen öğrettin.canımıniçi ben gülmeyi, ağlamayı, sinirlenmeyi özledim.insan olmayı özledim.seni kovdum da sen giderken benide alıp götürdün. bana bul bir neden nolur artık seni affedeyim
Rispondi

ondortbahar-

henüz on yedi yaşındayım, belkide yolun ortası bile değil bu biliyorum.ama ya öyleyse?ya yirmili yaşlarımda veda edeceksem acınası yaşantımada yolu yarıladıysam?çalışmam gerekiyor farkındayım.ama ya gerekmiyorsa? ya hayatım da sayılı günlerim kaldıysa?
          kalp kırmamam lazım sonuçta ölüm var âh almamalıyım.peki ya almalıysam, canımın yandığı kadar can yakmalıysam?milyonların inandığı tanrı ya yoksa?altımdaki dünya o dizilerdeki etme bulma dünyası değilse?dua edip günahlarımdan arınmalıyım da ya yukarıda duaları dinleyen biri yoksa? uyumadan önce ödevlerimi bitirmeliyim tamam da ya yarın okula gitmesi gereken bedenimde ruhum olmazsa?

ondortbahar-

günlerim bütün bunları düşünmekle geçerken ruhum gün be gün yaşlanıyor sanki.sanki değil on yedi, yetmiş yedi yaşındayım da öyle yorgun zihnim.zevk almıyorum yaşantımdan, hayatımdan, yediğim yemeklerden, yalandan attığım kahkalardan.ölüyüm sanki bedenim boş bir poşet gibi oradan oraya savruluyor.gün geçtikçe soluyorum da kimse yardım etmiyor.
Rispondi

ondortbahar-

işte ben henüz on yedi yaşındayım.kimilerine göre çocuk, kimilerine göre ergenim.şu gencecik bedenimde yarınlar için olması gereken umudun zerresi yok.bunu yazarken bile içinde tanrıya karşı ufacık inanç olan tarafım beni kınıyor lakin evet bende artık tanrıya olan inanç da yok.bazılarına göre bunu içimden dahi geçirmemeliyim fakat ben böyleyim.neden toz pembe hayatlar yaşayan insanların ayakları altında açlıktan ölen bebekler?neden hep bir taraf yerken diğeri izler?bazılarına doğuştan gelen güç neden yok çoğunluğun içinde?para içinde yüzenler varken neden bazıları yemek yemek için çöpleri eşelemekte?varsa tanrı ve söylenilenler gibi doluysa merhametle, neden yarattığı varlıklar gün geçtikçe acizleşmekte?oluyorsa her dilediği, yetiyorsa gücü herşeye neden dilemiyor ağlamayan kadınları? köşelerde öldürülmeyen çocukları?
Rispondi

ondortbahar-

bana zarar vermek isteyen herkes sana koşuyor biliyor musun?soluğu sende alıyorlar sanıyorlar ki yanar canım.oysaki ben aylar önce bıraktım.bıraktım seni o aralık ayında.tam tamına 365 gün geçti ben senden vazgeçtim.yokluyorum kendimi ama yok.sevgi yok hatta nefret bile yok.bir zamanlar yağmur gibi yağıyordu bütün duygularım üzerine, sanki senin için insandım.şimdi yok dindi yağmurlar.sanıyorlar ki zaafsın hala bana, sana gönderdiklerimle çok mutlu ol.adımı bile unut verdiklerimle mesut ol.sessizce bende yok ol, uzak ol,etrafını fahişelerle doldur, şşt lütfen sessiz ol, yine biri geliyor onu da al ben düşman ol.

ondortbahar-

içimi ne kadar acıtırsan acıt seni geride bırakma düşüncesi beni hep kahrediyordu.olmadığın bir saniyeyi düşünmek bile yüreğimin sıkışmasına, nefeslerimin ciğerlerimde isleşmesine neden oluyordu.bu düşünce bile adeta çürütüyordu bedenimi.
          bir bağımlılık değilde neydi bu? beni yerle bir ediyordun, sahiden de sanki kalbimi avuçlamış istedikçe sıkıyordun, ruhumdan kanlar fışkırıyordu ben öylesine acı çekiyordum, öylesine geberiyordum ki.aylar geçmesine rağmen hatırımda kalan yalvarışlarım var, silemiyorum.sonra ansızın bir gece bütün bu acının ayaklanıp beni olduğum yerden kazıyarak götürdüğünü hissettim.giderken bile sana  tutunacak bir dal arıyordum.kurtulduğum o cehennem çukuruna tekrar tekrar dönmeye çalışıyordum.
          nihayetinde sen benim zaafımdın, herşeyim hemde hiçbir şeyim, benim zemherimdeki ılık ateşimdin, sana muhtaçtım, kalbim sana muhtaçtı.kanaya kanaya gittim senden, acıttın acım aldı götürdü beni senden.aylar geçti hala sızlayan bir yarasın kalbimde.böyle olsun istemedim.bazı vedalar mecburidir.bazı vedalar zaferdir.bazı vedalar ölümdür.

ondortbahar-

içim acıyor içim.hatta artık acımıyor bile.bir bıkkınlık bir tiksinti var yüreğimde.göğsümün tam ortasındaki o küçük yerde.tam o küçücük yerde çok büyük karanlıklar var.memnun etmiyor hiçbir duygu beni. ne sevebiliyorum, ne sevinebiliyorum.ya tahsin sende gördün ya, bir hiçlik kol geziyor bedenimde.bir yorgunluktur bastırıyor omuzlarımdan.sırtımda sürekli bir ağrı, sızlıyor arada başım hatırlatıyor acısını.sevinemiyorum iyiliklere, heyecanlandırmıyor beni hiçbir heves.kızamıyorum kimseye, kızacak kadar dokunamıyorum hiçbir yüreğe.duygularımı kaybettim tahsin.her bir zerresini sana akıttım diye mi yüreğim bomboş?

ondortbahar-

geri ver tahsin, bana beni geri ver.geri verin oğlum.zevk alamıyorum yaşamdan.yemekler tat vermiyor, acıkmıyorum bile artık.evlere sığamıyorum ve hatta arkadaşlıklara, sokakları sevemiyorum dahası çocukları.gülümsetmiyor küçük jestler veyahut büyük hediyeler.sigarayı tutan ellerim titriyor, çakmaktaki alev.
            endişelendirmiyor beni küçük büyük hatalarım.
            korkamıyorum kaybetmekten.tutamıyorum gidenleri, kollarımda güç yok.kalanlarda durmuyorum birine daha güvenecek yürek yok.içi boş kabuk gibiyim, ben sanki ben değilim.ne olur geri verin.geri verin oğlum ben böyle yaşayamıyorum.sığamıyorum şu koca şehire.bunaltıyor beni insanlar, evler hatta 
            sokaklar.zevk alamıyorum kahkalardan.böyle yaşayamıyorum.
Rispondi

ondortbahar-

kırılmadık yer, incinmedik parça kalmadı şu aciz ruhumda, sen tarafından dokunulmadık, dağıtılmadık bir an kalmadı hayatımda.aralık ayında cayır cayır yakıldım sen tarafından.
          

ondortbahar-

ama sen yine de kalın giyin canımın çiçeği.o incecik ceket ısıtmaz seni.
Rispondi

ondortbahar-

kaç güneş battı o gece bilmiyorum ama bir daha hiç sabah olmayacak gibiydi.acıdan kıvranır haldeyken,
          zihnimdeki düşüncelerin yüksek sesinden korktuğumdan yatağa bile giremediğim o gece, işte o gece sabah hiç olmayacak gibiydi.

ondortbahar-

bir söz kaç güneş batırır o gün öğrendim.
Rispondi

ondortbahar-

bir şeyler oluyor bilmiyorum.bir şeylere karşı derin bir hasret taşıyorum içimde fakat bilmiyorum.karanlık bir el kalbimi ellerine almış sıkıyor, kanlar damlıyor ruhuma biliyorum.kendimi göğsümün tam ortasındaki karanlık uçurumlardan atıyorum defalarca. dönüp duruyorum kendi etrafımda.bir şeyler oluyor bilmiyorum.bilmiyorum bana neler oluyor.etimle kemiğimle tiksiniyorum varoluştan.öptüğüm çocuk kalbimi özlüyorum.gün geçtikçe yabancılaşıyorum.uzaklaşıyor, uçurumlara koşuyorum.ruhumun içine düşen damlalardan kanıyorum.vücudumdan süzülüp gidiyor ve ben paramparça kaçıyorum.her adımda uzaklaşıyorum içimde kalan son merhamet kırıntısından.hasret duyuyorum.şimdilerde bende zerresinin olmadığı vicdanımı özlüyorum.