petrushkav

Duyurumsu: 
          	
          	Babam bir ameliyat geçirdi ve annem yakın geçmişte kanser atlattığı için tekrar hastalanmaması gerekiyor. Bu sebeple Babil Çukuru'nun son bölümünü paylaştıktan kısa bir süre sonra hastanede refakatçi olmam ve babama bakmam gerekti. Babam aynı zamanda %45 fiziksel engelli ve bakımı zorlu biri. Geniş aile içerisindeki sorunlar ve tartışmalar toksik bir hâl alınca zihnen ve bedenen yıprandım birazcık. Kendime geldiğim ilk fırsatta yeni bölümleri yayınlamaya ve yazmaya devam edeceğim. 
          	
          	Çok süreceğini sanmıyorum bu sürecin ama yeni bölümü paylaşana kadar 'sorumluluksuz' davrandığımı düşünmenizi istemediğimden açıklama yapmak istedim.
          	
          	 

petrushkav

Duyurumsu: 
          
          Babam bir ameliyat geçirdi ve annem yakın geçmişte kanser atlattığı için tekrar hastalanmaması gerekiyor. Bu sebeple Babil Çukuru'nun son bölümünü paylaştıktan kısa bir süre sonra hastanede refakatçi olmam ve babama bakmam gerekti. Babam aynı zamanda %45 fiziksel engelli ve bakımı zorlu biri. Geniş aile içerisindeki sorunlar ve tartışmalar toksik bir hâl alınca zihnen ve bedenen yıprandım birazcık. Kendime geldiğim ilk fırsatta yeni bölümleri yayınlamaya ve yazmaya devam edeceğim. 
          
          Çok süreceğini sanmıyorum bu sürecin ama yeni bölümü paylaşana kadar 'sorumluluksuz' davrandığımı düşünmenizi istemediğimden açıklama yapmak istedim.
          
           

petrushkav

Bazen ertesi güne uyanamayacağımı hissediyorum. Yirmi dört yaşındayım ve maddi, manevi hiçbir süreçte işler yolunda gitmedi. 
          
          Sürekli hastane koridorlarında aileme refakatçi olmaktan ve ne zaman hayatta yapmak istediğim şeyi bulduğuma inansam önüme hastalık gibi bir illet çıkmasından bıktım.
          
          Sanki tüm yaşıtlarım, hatta benden küçükler bile tüm olumsuzluklara rağmen eğleniyor ama ben bütün gün evdeyim gibi hissediyorum.
          
          Şu an bile babama baktığım küçük bir koltuk dışında uyuyacak köşe bile olmayan hastane odasında yazıyorum. 
          
          Birileri (akraba ve sokaktaki anlamsız insanlar) sürekli çıkıp arsız köpekler gibi beni ve başaramadığım tüm şeyleri eleştiriyor ya da ezme hakkını kendisinde buluyor. Ben gerçek hayatta kendimle ilgili konuşan ve dert bile paylaşan biri değilim, bu dedikodu nereden yayılıyor asla anlamıyorum.
          
          Çoğu gün yaşamak bile istemiyorken böyle şeyler işitmek cidden çok kalbimi kırıyor.
          
          

petrushkav

kendimi asla parlamadan kayıp giden, kimsenin fark etmediği bir yıldız gibi hissediyorum ama bir taş parçası olan yıldız demeyi bile layık göremiyorum kendime. evrende onun kadar bile anlamlı hissetmiyorum. tek amacım ailemin acılarını çekip onları tatmin etmekmiş gibi geliyor ve işin kötüsü bir teşekkür bile almıyorum. sürekli eleştiri ve burun kıvırmayla karşılaşıyorum.
Reply