başını koyduğun yastığa bakarken bile başım döndü, ben sana her baktığımda içim iplik iplik söküldü, çözüldü düğümlerim ki kördü hepsi, bütün iplerin ucunu kaçırdım üstelik, yani buradan dönülmez. biliyorum dönülür ya da dönüşür sanıyorsun, insan geldiği yolu geri yürür, kor söner, tufan diner, ev yıkılır, göç biter, her öykünün her düşün bir sonu vardır falan ama hayır. dizin dizimdeydi bir şiir oturuyordu karşı koltukta ben tam o anda sana inatçı bir leke gibi döküldüm, bulaştım sana, karıştım. yani buradan dönülmez. olunsa yolun olurdum, elin kolun sırtın ya da zırhın olurdum en kötü senin olurdum oradan dönülürdü ama sen oldum, bak aynaya. nasıl da bir helaki andırıyoruz ama. çok üzgünüm, buradan dönülmez.