19. Bölüm alıntı sizlerleee. Yanmaya hazır mıyız?
~~~~~~~~
Kaiser tam önümde durdu. Aramızdaki mesafe tamamen kapandığında, boyu benden uzun olduğu için başını hafifçe aşağı eğdi. Büyük, nasırlı eli çenemi kavradı; parmakları tenimde hafifçe gezinirken nefesi doğrudan dudaklarımın üzerine dökülüyordu.
"Beni öldürmeye mi çalışıyorsun, Laura?" diye sordu kısık, neredeyse hırlamaya yakın bir sesle. "Tüm gün o masada inatçı hallerinle aklımı aldın, şimdi de karşıma bu şekilde çıkıp benden nefes almamı bekliyorsun, öyle mi?"
"Beklemiyorum," dedim gülümseyerek, ellerimi göğsüne koyup sert, sıcak tenine bastırırken. "Nefes almanı istemiyorum zaten, sadece benimle boğul yeter."
Kaiser bu cevabım üzerine boğuk bir kahkaha attı ama o gülüşün arkasındaki sabırsızlık gözlerinden okunuyordu. Daha fazla beklememe izin vermedi. Eğilip dudaklarımı sert ve vahşi bir açlıkla yakaladığında, bütün dünyayla olan bağımız kopmuştu.
Öpücüğü derinleşti, nefeslerimiz birbirine karıştı; dili ağzımın içinde hak iddia edercesine gezinirken kollarımı boynuna doladım, parmaklarım saçlarının arasındaki ıslak tutamlara gömüldü.
Beni yerden kestiği gibi, giyinme odasının tam ortasında duran, üzerinde parfüm şişelerinin, takı kutularının ve lüks eşyaların olduğu geniş cam masanın üzerine sırtüstü yatırdı. Soğuk cam tenime çarparak beni titretirken, Kaiser’in ağırlığı ve yakıcı sıcaklığı hemen üzerimi kapattı.
Bacaklarımın arasına yerleşip ağırlığını tamamen bana verdiğinde, belindeki havlu çözülüp yere düştü. "Kaiser..." dedim soluk soluğa, ellerim geniş omuzlarını kavrarken. "Sessiz ol ve sadece beni hisset, Laura," diye emretti, sesi otoriter ama titriyordu.