insanların beni sadece kullanıcakları zaman yazmasından o kadar bıktım ki o kadat bıktı ki gerçekten içimi nasıl dökeyim buraya o kadar bilmiyorum ki şuan o kadar çaresizim ki
daha fazla birşey yapmayacağım o kadar donuk olacağım ki benimle artık hiç bir şey için konuşamayacaklar ona bile o kadar donuk olacağım ki o bile artık benimle konuşmak zorunda olmayacak
o kadar özlüyorum ki bir insan kardeşini ne kadar özleyebilirse o kadar. miktarı yok. miktar veremeyeceğim kadar çok. gel artık nolur. gel artık. lütfen. çok seviyorum. seni çok seviyorum. unutma bunu. unutma ki o gün bu özlemi birbirimizden deli gibi çıkaralım.
Gerçekten o kadar son noktalarımdayım ki...
Öyle çok ihtiyacım var ki birinin omzunda ağlamaya...
Son noktalarımı hiç bu denli belirgin hissetmemiştim.
Gerççekten ama gerçekten aşırı bıktım.
Gerçekten.
Ah abla bize yazılmış gibi değil mi?
Özellikle bugün bu şarkı bize yazılmış.
Gemimizin yükü ağır
Bilmem daha kaç dalga alır
Yaşımızın tuzu kuru
Ondan pınarında donup kalır
Dikeni tel örgüye mecbur
Hayaller cepte durur
Doğuyor içime bir cesaret
Hesabı bende kalır
Gel gidelim, yolları bana sorma, ne bileyim
Gidelim buradan, pusulam rüzgâr
Kendimi yediğim yılları bana sor, var mı hevesin?
Gidelim buradan, pusulam rüzgâr
O kadar önemi yokki şu hayatın...
O kadar can yakar ki söylediklerin. O kadar canımı yakar ki...
Ahh ahh
"Şu kahpe dünya seni bana düşman eder mi?"
Etmiş. Etmiş. Etmiş ve etmiş. Beni sana düşman etmiş. Beni sana öyle bir düşman etmiş ki işin içinden çıkamıyorum. Etmiş. Etmiş. Etmiş.
Kulağımdaki şeytanların fısıldadığı tek şey;
Öl. Öl. Öl. Öl ve sakın yaşama. Çünkü haketmiyorsun.
Neden?
Gerçekten öyle bir gebermek istiyorum ki ben bile nerede nasıl ve ne şekilde olduğunu anlayamayayım. Öyle bir gebereyim ki kimse ne kemiğimi ne derimi ne de külümü bulsun.