serenityjm

Ruhun bir mahşer yeriyse eğer, bırak o yangın duman duman genzime dolsun.
          	Sakın söndürmeye çalışma içindeki o kor atlası;
          	bırak külü avuçlarıma bulaşsın, lekesi alnıma kazınsın.
          	Çünkü tek başına yanmak, insanın kendi enkazı altında sessizce boğulmasıdır.
          	Rüzgârını bana çevir, sızın ciğerlerimin en ücra köşesine sızsın;
          	senin kararmış umutların, benim de kaderim olsun.
          	Bir veda busesinin soğukluğu gibi çöksün üzerimize o dumanlı sis.
          	Biz o yıkıntının tam kalbinde, herkesin uykusuna daldığı o sağır saatlerde,
          	kimsesizliğimizi bir hırka gibi sırtımıza geçirelim.
          	Senin canının çekildiği yerde benim damarlarım kurusun;
          	bu dünya bizi ancak birbirimize açtığımız o derin yaralardan tanısın.
          	Zira dikiş tutmayan her keder, bizi birbirimize ilikleyen birer düğmedir.
          	Eğer bir gün toprağa karışacaksa bu isli hikâye,
          	savrulduğumuz gökyüzü de düştüğümüz kara toprak da bir olsun.
          	Ne varsa seni uykusuz bırakan, omuzlarına bir dağ heybetiyle binen;
          	hepsini bırak ruhuma aksın, ben o yangını çıplak yaralarımla karşılarım.
          	Senin acın benim sığınağım, senin sönmüş ışığın benim yasım olsun;
          	yeter ki o sonu gelmez boşlukta, o dipsiz kuyularda tek başına yürüme.
          	Sen sadece yanmayı göze al; ben o ateşin bıraktığı her karayı,
          	göğsümde mukaddes bir emanet gibi taşımaya razıyım.
          	Çünkü biz artık iki ayrı canın feryadı değil,
          	aynı yangının içinde birbirine sarılan o dilsiz ateşiz.
          	

serenityjm

Ruhun bir mahşer yeriyse eğer, bırak o yangın duman duman genzime dolsun.
          Sakın söndürmeye çalışma içindeki o kor atlası;
          bırak külü avuçlarıma bulaşsın, lekesi alnıma kazınsın.
          Çünkü tek başına yanmak, insanın kendi enkazı altında sessizce boğulmasıdır.
          Rüzgârını bana çevir, sızın ciğerlerimin en ücra köşesine sızsın;
          senin kararmış umutların, benim de kaderim olsun.
          Bir veda busesinin soğukluğu gibi çöksün üzerimize o dumanlı sis.
          Biz o yıkıntının tam kalbinde, herkesin uykusuna daldığı o sağır saatlerde,
          kimsesizliğimizi bir hırka gibi sırtımıza geçirelim.
          Senin canının çekildiği yerde benim damarlarım kurusun;
          bu dünya bizi ancak birbirimize açtığımız o derin yaralardan tanısın.
          Zira dikiş tutmayan her keder, bizi birbirimize ilikleyen birer düğmedir.
          Eğer bir gün toprağa karışacaksa bu isli hikâye,
          savrulduğumuz gökyüzü de düştüğümüz kara toprak da bir olsun.
          Ne varsa seni uykusuz bırakan, omuzlarına bir dağ heybetiyle binen;
          hepsini bırak ruhuma aksın, ben o yangını çıplak yaralarımla karşılarım.
          Senin acın benim sığınağım, senin sönmüş ışığın benim yasım olsun;
          yeter ki o sonu gelmez boşlukta, o dipsiz kuyularda tek başına yürüme.
          Sen sadece yanmayı göze al; ben o ateşin bıraktığı her karayı,
          göğsümde mukaddes bir emanet gibi taşımaya razıyım.
          Çünkü biz artık iki ayrı canın feryadı değil,
          aynı yangının içinde birbirine sarılan o dilsiz ateşiz.
          

serenityjm

YA BANA BAKIN MANYAK MISINIZ NESİNİZ İNTİHAR FALAN ETMİCEM DİYORUM NİYE ISRARLA BENİ ŞİKAYET EDİP DURUYORSUNUZ WATTPAD SÜREKLİ PSİKOLOJİK OLARAK YARDIM AL DİYİP DURUYOR SİZİN YÜZÜNÜZDEN AĞZIMIZIN TADIYLA İKİ ŞEY OKUYAMIYORUZ KARDEŞİM TÜM YAZDIKLARIM KURGUDUR YA YETER ARTIK BENİ CİDDİYE ALMAYIN LÜTFEN YA İNTİHAR FALAN ETMİCEM YEMİN EDERİM BENİ ŞİKAYET ETMEKTEN VAZGEÇİN LÜTFENN YA

serenityjm

"Her ne vakit yokluğunda gözyaşlarım geceye karışsa, sanki kalbin bir ürpertiyle titreyip de bana dönecekmiş gibi daha bir yangınla ağlıyorum. Lakin yollar suskun, saatler inkârda… Ve ben, her damlanın yankısında, sensizliğin dipsiz uçurumuna bir adım daha yaklaşıyorum."

serenityjm

"Düşünmüyorsun, düşüyorsun. Düşündüğünü zannediyorsun, ama sadece yoklukta biraz daha irtifa kaybediyorsun. Çıkabilmek için sözüm ona düşündükçe, her gün biraz daha nefessiz, boğuluyorsun. Sen düşünmüyorsun. Düşünmek var olabilmek ile olur ancak. Sen var mısın?"

serenityjm

İzler bırakmışsın ellerimde, hani geceden sabaha dönen serin rüzgar gibi,
          O anı tekrar tekrar yaşadım az önce, fısıltını duyar gibi…
          Şafak vakti yavaşça dolarken göğe, ellerimde senin dokunuşun,
          Bir şiir daha düşmüş yüreğime, kelimelere sığdıramadığım.
          
          Yıldızlar çizilmiş, senin ellerinden dökülen ince ışıkla,
          Bana göğü boyamışsın, bakıp da anlam veremediğim yıldızlara…
          Birlikte sonsuz ufka adım atalım, sevgilim,
          Gözlerim sende, senin gülüşünde, en güzel manzarada…
          
          Belki zaman olur, serçelerin kanadında, hayallerimizi yükleniriz,
          Fotoğraflar çekersin, en sevdiğin o eski makinayla.
          Ben gülümserim, sen gülümserken, ellerimde bir anı saklarım;
          Ömrüme serpilen sevginin her zerresine minnetle dokunurum.
          
          Buruşmuş, iz bırakmış bileklerimde soğuk bir yalnızlık,
          Sen dokunmuşsun yine, elinde küçücük bir menekşe dalı.
          Gözlerime bakıyorsun, kahverenginde derin bir evren,
          Gözlerin yıldız, ben gökyüzünde kaybolurum.
          
          Bir piyano tınısı dolmuş geceye, kaçıncı melodideyiz bilmiyorum,
          Otobüs durmuş bir durakta, aniden koşmuşuz içine…
          Bir yol, belki de bilmediğimiz bir şehir,
          Sana uzanan yollarda kaybolmayı dilerim, aşkımız özgürlüğe bürünmüşken.