hayatımın altında eziliyor gibi hissediyorum, bunun benim suçum olduğunun farkındayım. hiçbir zaman yeterince iyi değildim, hayata hiçbir zaman yetişemedim, bir düzen oluşturamadım, yeteri kadar başarılı değildim, iyi bir evlat da olmadım iyi bir arkadaş da. kendimi, olduğum kişiyi, asla kabullenemedim. ve şimdi içimi dökebileceğim tek bir kişiye bile sahip değilim, burayı günlüğüm gibi kullanıyorum, bu yüzden kimse görmese ve tanımasa bile bir iz bırakmak istiyorum. hayatımda ne zaman birine kendim hakkında bir şey anlatsam maskem paramparça olmuş gibi hissediyorum ve anlattığım kişinin davranışları beni gereğinden fazla etkilemeye başlıyor. ya acıdığını düşünüyorum bana ya da bile isteye bu sorunlarımın üstüne gittiklerini. birkaç yıldır yaşadığım pek söylenemez; şimdi ise tekrar başlamak çok zor geliyor, bir amaç bir neden bulamıyorum devam etmek için. babamla min 7 yıldır konuşmuyorum bile, erkek kardeşim ise annem kabul etmese de babama benziyor. normalde "anneme bir şey olursa kardeşim ne olacak, zaten onun da sorunları var yanında olmaya çalışayım, ben yapamadım geriden başladım çünkü haberimiz yoktu bilmiyorduk" bahaneleri olmasın istedim, sonradan fark ettim ki tarif edemeyeceğim kötü gelişiyor düşünceleri benim gözümde. burada kimseye hesap vermek zorunda değilim o yüzden bir kez bile olsa çekinmeden demek istiyorum ki "anne eğer ölürsen çocuğun umrumda bile değil çünkü babamla gayet iyi anlaşırlar. ". zaten annemle alakalı olan şeyleri yazdım tekrar yazmama gerek yok, kısaca eğer ölürsem onlar ne yapacaklar diye düşünmüyorum. hayatıma onun için veya onun sayesinde devam ettiğim kimse yok, hiçbir nesne de yok. her şeyi çok kolay bırakabilirmişim gibi hissediyorum. günlerimi ve ruhumu vererek bir tuvale dünyamı aktarıyorum, benim için değerli olduğunu anladığımda -bazen dakikalar bazen yıllar sonra- paramparça ediyorum. birinin sevdiğim şeyi elimden alarak beni cezalandırmaya, üzmeye,kızdırmaya çalışacağını düşündüğümde artık 'sevdiğim şey' olmaktan çıkıyor