tnbrsnma

38. Bölümden alıntı:
          	
          	Gözlerimi yavaşça araladığım esnada benim de kollarımın onun boynunda olduğunu fark ettim, o beni tutarken ona tutunmak için içgüdüsel bir şekilde boynuna sarılmıştım. Anında göz göze geldik.
          	
          	Kopkoyu mavilerine nefes nefese bir şekilde baktım. Boy farkımızdan ötürü ben başımı geriye atmışken, o aşağıya doğru eğmişti.
          	
          	Artık birbirimizden uzaklaşmalıydık.
          	
          	Ama o aksine kollarını belime daha da sıkı sararak “Nesin sen?” diye sordu bana sıcak nefesi buhar olup yüzüme vururken. Gözleri üstümüze vuran ışıktan ötürü yine kısılıyordu ve bu onu çok daha çekici gösteriyordu. “Ağaca tırmanıp geri inemeyen bir kedi yavrusu mu?”
          	
          	“Sen bana kaç dediğin için böyle oldu,” diye savunuşa geçtim hemen. Sesimin sağlam ve kendinden emin çıkması lazımdı. Bu kadar nefes nefese ve kısık değil. “Hem ne yavru kedisi? Benden anca dişi kaplan olur.”
          	
          	Buna da katılıyormuş gibi hafifçe gülümseyerek “Her halükarda tırmalama tahtan benim.” dedi.

tnbrsnma

Alıntıyı önceden atmayı unuttum, kusura bakmayın.
Reply

tnbrsnma

38. Bölümden alıntı:
          
          Gözlerimi yavaşça araladığım esnada benim de kollarımın onun boynunda olduğunu fark ettim, o beni tutarken ona tutunmak için içgüdüsel bir şekilde boynuna sarılmıştım. Anında göz göze geldik.
          
          Kopkoyu mavilerine nefes nefese bir şekilde baktım. Boy farkımızdan ötürü ben başımı geriye atmışken, o aşağıya doğru eğmişti.
          
          Artık birbirimizden uzaklaşmalıydık.
          
          Ama o aksine kollarını belime daha da sıkı sararak “Nesin sen?” diye sordu bana sıcak nefesi buhar olup yüzüme vururken. Gözleri üstümüze vuran ışıktan ötürü yine kısılıyordu ve bu onu çok daha çekici gösteriyordu. “Ağaca tırmanıp geri inemeyen bir kedi yavrusu mu?”
          
          “Sen bana kaç dediğin için böyle oldu,” diye savunuşa geçtim hemen. Sesimin sağlam ve kendinden emin çıkması lazımdı. Bu kadar nefes nefese ve kısık değil. “Hem ne yavru kedisi? Benden anca dişi kaplan olur.”
          
          Buna da katılıyormuş gibi hafifçe gülümseyerek “Her halükarda tırmalama tahtan benim.” dedi.

tnbrsnma

Alıntıyı önceden atmayı unuttum, kusura bakmayın.
Reply

cokmusbulut

♪ Enemies with Benefist - Blind Channel
          Şarkıyı daha yeni keşfettim ve nakarat kısmı, adamın söyleyiş şekli beni bitirdi. Size de önermek istedim güzel şarkı. Özellikle ortalarından sonrası Marinle Hazal'ı aklıma getirdiğinden...

tnbrsnma

Don’t wanna see you diye yükseldiği kısım ve sonrası harikaymış bayıldımmm
Reply

tnbrsnma

37. Bölümden alıntı:
          
          Kızıltanlar uzaklaştığında ve deponun loş, rutubetli koridorunda onunla yalnız kaldığımızda kendimi konuşmak için adeta zorlamam gerekmişti. “Hazal… Hazal dedin.”
          
          Bunları ona hala sırtım dönükken ve bakışlarım yere mıhlıyken mırıldanmıştım. Bu yüzden olsa gerek “Bana bak.” diye konuşmasıyla irkilmeden edemedim. Sesi beklediğimden çok daha emin ve yakından gelmişti. “Sen bana bakmadan bu konuşmayı yapmayacağız.”
          
          Sesi acımasız mıydı yumuşak mıydı… Bilmiyordum. O an onu da kendimi de çözemiyordum. Sanki insan duygularına dair bildiğim ne varsa unutmuştum. Bir psikopat misali insan duygularının temelini çözemiyordum, insanlar neden güler veya ağlar anlayamıyordum.
          
          Kendimi zorlayıp yavaşça ona dönmemle onu beklediğimden de yakınımda buldum. Aramızda birkaç adımlık bir mesafe olsa da ben fark edemeden bana yaklaşmayı başarmıştı. İşte şimdi tam olarak karşılıklı bir şekilde öylece duruyorduk.
          
          Kopkoyu mavilerine baktım ve orada yine çaresizce denizini aradım. Ama tıpkı onun benim gözlerimin içindeki ışıltıyı görememesi gibi, bir daha ben de onun denizini göremeyecektim.

MelekAslan756

@ tnbrsnma  onun denizi senin ışıltınla yakamoz olur ancak Ve inanıyorum ki bir gün tekrardan yakamozu görücezz 
Reply

mahhpeeri

@tnbrsnma bu iki keçi ömrümü yedi ya
Reply

zkldrmy

@ tnbrsnma  görürsünüz ya öyle deme...
Reply

tnbrsnma

Yakamoz’da aklınıza takılan, bölümlerde geçmiş olan küçük detay sorular var mı? Mesela Marin 23. bölümde ne rüyası görmüştü, tarzında sorular. (Bu sorunun yanıtını alacaksınız) 
          
          Bu tarz sorularınız varsa yazmanızı bekliyorum çünkü uygun olanları yeni bölümlere ekleyeceğim.

cokmusbulut

@tnbrsnma  anladımm teşekkür ederim daha önümüzde çok yol var zaten yavaş yavaş göreceğiz o zaman <3
Reply

tnbrsnma

@cokmusbulut Marin’in rüyasını hatırlamaman çok normal hiç takılma çünkü detay soru isterken kastettiğim o tarz unutulmuş olabilecek küçük sahnelerdi. Senin sorularının kurguda önemli yerleri var ve cevapları zaten verilecek. Bahsettiğin buz pisti sahnesinin öyle tuhaf hissettirmesinin ise çok daha farklı bir sebebi var, henüz bunun hakkında bir şey demem için çok erken ama :’)❤️
Reply

tnbrsnma

YAKAMOZ 50.000 okunmaya ulaştı!❤️
          
          Öncelikle ilk bölümlerden beri yanımda olanlara, sonrasında ise aramıza daha sonradan katılarak desteğini benden ve kitabımdan asla esirgemeyen tüm okurlarıma çok teşekkür ederim. İyi ki varsınız ve YAKAMOZ’a bir şans vermişsiniz. Zihnimdeki yolculukta bana eşlik ettiğiniz için çok mutluyum. ❤️

MelekAslan756

@ tnbrsnma  daha nice başarılara 
Reply

cokmusbulut

Her & the Sea - CLANN 
          Bu müziği birkaç hafta önce dinlemiştim, şimdi tekrar dinleyince gelip yazmak istedim. Müziğin isminden dolayı aklıma Hazal ve Marin gelmişti sırf bu yüzden açmıştım ama sonrasında grubun adı da onları düşünmeme sebep olmuştu.
          Müzik o kadar güzel ki kesinlikle dinleyin. Başta onları düşünerek açtım ama dinlerken sadece Hazal kafamda dönmeye başladı ve ilerleyen kısımlarında neden bilmiyorum sezon finalinde gerçekleri öğrendiği zamandaki Hazal'ı düşündüm,  onu hissettim. Özellikle eğer dinlerseniz sondaki o kısım beni aldı götürdü. Ama Hazal'ın içindeki o boşluğu, o kandırılmışlığın verdiği hem hüznü hem de öfkeyi o kadar net hissettim ki.... Yakamoz'u düşünerek dinlemeye başladığımdan mıdır bilmem ama bu kadar sert ve net bir şekilde hissetmeyi beklemiyordum. Okurken de onu anlıyorum anlamaya çalışıyorum ama o an Hazal'ın duygularını da okuyorum bu yüzden aslında kendi duygularımı anlamıyorum. İlk defa Hazal'ın yaşadıklarına karşı ne hissettiğimi, Marin'e karşı ne hissettiğimi gerçekten hissettim aslında müzikte. Herhangi biri bir söz yok sadece o ritimden hissettiklerim vardı. Ve bu gerçekten güzel çünkü küçük büyük olsun bir şeyleri hissedebilmek, her anlamda, benim için çok değerli. Bazen, özellikle bu aralar, hiçbir şey hissetmiyorum hissedemiyorum sanki, kafam aşırı dolu ondan olabilir, ama bunu geçen dinleyince dedim ben bir şeyler hissedebiliyorum hem de çok gerçekçi bir şekilde. Bir kitabın karakterinin yaşadıklarını, o an hissettiklerini anlayabiliyorum. Bu kimileri için önemsiz görünen bir hikaye, bazen belki bir insan da olsa o kişiyi anlamak anlamaya çalışmak bana iyi geliyor, karakterlerin yaşadıkları kötü de olsa. Hissedebildiğim seviyeye bakıyorum iyi kötüden ziyade, tabii bu da önemli ama anlatmak istediğim şey bu değil.

cokmusbulut

Beğenmene çok sevindimm vee iyi ki...<333
Reply

tnbrsnma

Ve tabii ki yorumlarınıza yanıt vereceğim en sevdiğim şey yorum okumak zatenn yazarken hep düşünüyorum bu kısma tepkileri ne olacak acaba diye. İyi ki seneler önce senin panona kitap önerimi yazmışım da sen de Yakamoz’a başlamışsın, birlikte büyüdük ve büyüyoruz :’))❤️
Reply

tnbrsnma

Şarkıyı ÇOK beğendim hep nasıl bu kadar güzel öneriler yapıyorsun bilmiyorum ama listeme bir şarkı daha eklediğin için teşekkür ederim. Aslında ilk başta dinlerken şarkı bana sezon finalindeki Hazal’ın hissettikleri için çok huzurlu geldi, hani uyuşmayacak şekilde huzurlu; fakat sonra dediğin gibi şarkının sonlarındaki o yükselmeyi dinledim ve anladım seni evet o kısım… 
Reply