yıkar, bilirsin. içten içe öldürür insanı. fakat ben hiç yaşayamadım şehrîban, yaşamadım. üzülme. sigara izmaritleri dolup taştı yine küllüğümde. benden hiçbir şey eksiltmeden. anlıyor musun beni? eksiltmiyor şehrîban, tam olamamama karşı eksilemiyorum da. bunun ağırlığı kaburgamı ezip geçiyor. dedim ya, içten içe insanı öldürür, ben zaten ölmüşüm de kefenim bedenim olmuş şehrîban.