başını eğ çünkü küçük sırrımızı avuç içine iliştirdim
güzel ve kayıtsızdık
hakikat kolaydı
acıtmaz sandık ertelerdik
yine de gençlik hiçbir zaman geri dönmedi
inci beyaz bir yalanla öpüştüm
bir tutam daimi hüzün
k’ayıp ev
dünyanın döndüğünü hatırladığında bana gel Gerda,
gölgemde say
ne de olsa artık orada olmayacağım
ve dedin ki:
—kar serpiştirmişsin
güz yağmuru, raylar hâlâ sıcaktı
belki de bütün bunlara rağmen parlak bir yan daha vardır
peki ya ben
iyi değilim ve her zaman kaybedeceğim
232 numaralı odadaki kıza.