vuazzoreit

vuazzoreit

seni kaybetmek içimde kapanmayı bilmeyen bir boşluk açtı, sanki bir yerim hep eksik kalacak artık. hatıraların en sessiz anlarda bile yanıma oturuyor. seni sevmiş olmak başlı başına bir ömür gibi ve seninle geçen her an içimde sakladığım en güzel yer oldu. varlığına bu kadar alışmışken yokluğun bir ağırlık gibi çöktü içime, nefes alırken bile eksildiğimi hissediyorum. yine de artık acı çekmeyecek olman ince bir teselli, kendime tutunduğum küçük bir ışık. keşke dünya sana daha nazik davransaydı, keşke her şey senin için başka türlü yazılsaydı. ama ben seni her şeyimle sevdim, her anımı seninle paylaşırken gerçekten mutluydum. umarım sen de hissettin bunu, umarım sana da iyi geldim. şimdi yokluğunla yaşamayı öğreniyorum, ama sen hep benimle kalacaksın. seni çok özleyeceğim, biriciğim. üstünü örten her şey yumuşak olsun, benim dokunamadığım yerde toprak incitmesin seni.
Contestar

fatihsultanq7

yedek anahtarımız olmasın.  evimizin bir yek anahtarı olsun. sen olmazsan ben kapılarda kalayım.  evimize ya seninle ya da sen evdeyken girmekten başka şansım kalmasın.  ya dışarıdan birlikte açalım kapıyı ya da sen içerideyken kapımı açan ol.  ben bu kadar isteğimin olmasına hayat demeye hazırdım.  benim için hayat bir kapı ve o kapıyı açan senden ibaret olabilirdi. 
          kapımı açan sen ol istedim.  çilingir gibi değil.  içerden; benimmiş gibi, evimmiş gibi, koynummuş gibi yuvammış gibi

vuazzoreit

kapıyı açtığında içeri girmedim. eşiğinde oturdum biraz. çünkü bazı evler girilmek için değil, özlenmek için vardır. sen benim yuvam değil, kaybettiğim yön duygumdun. hangi sokağa çıksam sana varıyordum. şimdi bütün şehir kilitli bir kapı gibi. anahtar cebimde değil, kaburgalarımın arasında paslanıyor.
Contestar

vuazzoreit

vuazzoreit

seni kaybetmek içimde kapanmayı bilmeyen bir boşluk açtı, sanki bir yerim hep eksik kalacak artık. hatıraların en sessiz anlarda bile yanıma oturuyor. seni sevmiş olmak başlı başına bir ömür gibi ve seninle geçen her an içimde sakladığım en güzel yer oldu. varlığına bu kadar alışmışken yokluğun bir ağırlık gibi çöktü içime, nefes alırken bile eksildiğimi hissediyorum. yine de artık acı çekmeyecek olman ince bir teselli, kendime tutunduğum küçük bir ışık. keşke dünya sana daha nazik davransaydı, keşke her şey senin için başka türlü yazılsaydı. ama ben seni her şeyimle sevdim, her anımı seninle paylaşırken gerçekten mutluydum. umarım sen de hissettin bunu, umarım sana da iyi geldim. şimdi yokluğunla yaşamayı öğreniyorum, ama sen hep benimle kalacaksın. seni çok özleyeceğim, biriciğim. üstünü örten her şey yumuşak olsun, benim dokunamadığım yerde toprak incitmesin seni.
Contestar

vuazzoreit

sürekli böyle hissediyorum. sanki içimde biri, bütün duyguların fişini çekmiş. ne sevinç geliyor, ne öfke gidiyor. hepsi arada bir yerde sıkışmış; bozulmuş, çürümüş, kokmaya başlamış. ve ben o kokunun içinde yaşıyorum artık. burnum alıştı, midem de. çünkü insan yeterince uzun süre aynı pisliği solursa, o kokuya hava demeye başlar. öyle derin bir boşluk ki, bazen kendi yankımı bile duyamıyorum. bağırıyorum içimden, ama sesim duvara çarpıp geri dönüyor, beni ısırıyor. bıkkınlıkla öfke birbirine karıştı. ne yöne dönsem, aynı yüz. aynı suskunluk. bıkkınlıktan öfkeleniyorum, öfkeden yoruluyorum, yorgunluktan yeniden bıkıyorum. bir döngü bu, ama dönmüyor. sadece titriyor, çürüyen bir makine gibi. artık hiçbir şey batmıyor. ne ihanet, ne kayıp, ne umut. çünkü içimde her şey çoktan çökmüş. köklerim toprağın altında çürürken, ben hâlâ yukarıdan gökyüzüne bakıyorum bir alışkanlık gibi. anlam aramıyorum artık. çünkü anlam da koktu. her şey gibi o da eskidi, küflendi, sustu. ve bütün bunların ortasında, garip bir huzur var. çünkü insan en sonunda pes ettiğinde, hiçbir şey acıtmıyor. boşluğun içinden geçen rüzgâr gibi oldum. görünmez, hissiz, soğuk. artık öfkemi bile özlüyorum bazen. o da gitti. geriye sadece ben kaldım, ya da ne kaldıysa benden geriye.

vuazzoreit

dönüyorum. 

vuazzoreit

öfkenin kül tutan derisi.
Contestar

vuazzoreit

yakıştırarak giyindiğim hiçbir şeyim yok.
            öyle tiksiniyorum ki üstümdeki giysilerden,
            gücüm yetse, inan, becerebilsem
            tenimi bile soyunurum yüreğimden.
Contestar

vuazzoreit

kimselerin vakit ayırmadığı biriyim, 
            biliyorum.
            sıradan bir alışkanlık, körleşmiş 
            bir küçücük ayrıntıyım, 
            biliyorum.
            bir sigaranın tutuluşu, örneğin; 
            içilişi ve sonra atılışı.
            öfkem biraz da bu benim.
Contestar