bugün olayları düşünürken içimde hafif ama kalıcı bir sızı hissettim. adı konmamış, konuşulmamış bir kırgınlık bu. insan anlatırken bağ kurduğunu sanıyor, oysa bazen kelimeler karşıya varmıyor ve geri dönmeyince insanın içi yavaşça soğuyor. kırgın ve üzgünüm ama sadece eskisi kadar anlatmak istemiyorum artık. bazı sessizlikler bağırmıyor ama iz bırakıyor, bazı yakınlıklar fark ettirmeden eksiliyor. ben de bugün bunu kabul ettim. aynı yerde duruyormuş gibi görünse de içindeki o mesafe büyümüş, usulca ve geri dönülmez bir şekilde. farkındayım artık.