multimedya:demir
aşırı sinirlendiğimden bi tane şamar attımüzerime doğru geliyordu her adımında bende bi geri adım atıyordum kolumdan tutup sürüklemeye başladı.
"ne yapıyorsun."
"soru sormayı kes."
"daha adını bile bilmiyorum ne yapmamı beklersin."
"demir."
"hah.."
" adım demir seni aptal."
kolumdan sürükleyerek koridorun sonundaki kütüphaneye girdik kimse yoktu."seni daha kaçkere uyaracam!" dedi
"hangi konuda." aslında biliyordum bilmemezlikten gelsem siniri biraz olsun inerdi.
"bana bulaşmanın konusunda"
"orda söylediklerin affedilecek gibi bişey değil!" o sırada ders zili çaldı
"ilk sen başlattın." dedi sırıtarak
"derse gitmem lazım!"
dedim ve kapıyı hızla çarpıp çıktım sınıfıma doğru ilerledim en arka sıra boştu ama demirle oturamazdım öndeki bi oğlanın yanı boştu adı neydi bunun hahh.. tunç ona doğru ilerleydim."yanın boşsa oturabilirmiyim?" dedim gülümseyerek
"tabi olur." dedi ben oturduktan bir kaç dakika sonra demir girdi içeri hocadan özür dileyip arka sıraya oturdu önümü dönüp tunçla biraz sohbet ettim çok komikti sürekli ufak kahkahalar atıyorduk arka sıraya baktığımda demir sinirle tunca bakıyordu acaba kıskandımı beni yani bende ona karsı boş değilim ama olsun yaptıkları aklıma geldikçe ondan iğreniyorum.
*****
tenefüs zili çaldığında tunç kantine indi ben hala sıramda oturuyordum demire baktığımde ellerini belinde birleştirmiş bu tarafa bakıyordu gözleriyle oturduğu sıranın yanını işaret etti bi an kendimi demirin yanında buldum.
"ne istiyorsun."
"bişey istemiyorum."
"beni niye çağırdın o zaman."
"seni çağırmadım." gözleriyle en ön sırada oturan tuanayı gösterdi off rezil oldum.
"hmm peki ben gideyim."
"çantanı al yanıma gel."
"niyeymiş tunç çok komik bir insan ayrıca birileri gibi kaba değil."
"sana yanıma gel dedim"
"neden"
"çocuk ders boyu gözleriyle göğüslerini yedi bitirdi."
"N-Ne"
"en azından birileri gibi gögüs kesici değilmişim."
çantamı alıp yanına koydum.
ders biyolojiydi bu dersi çok seviyordum hocamız bi soru sormuştu parmak kaldırıp tahtada soruyu cözdüm yerimi oturmadan önce sınıfın havalılarından can'a gülümsedim ve yerime oturdum demir biraz sınırlıydı ama neden olduğunu çözemedim.
"senin adını oruspu olarak yaymama gerek kalmadı zaten öyleymişsin." dedi bu söyledikleri çok ağırdı gözlerim dolmuştu çantamı alıp hızla sınıftan çıktım okulun hiç kullanılmayan sadece temizlik aletleri bulunan odaya girdim kapıyı örtüp arkasına dayanıp yere çömeldim ağlamaya başladım birkaç saniye sonra kapı tıklandı.
"gelme!"
"başak benim demir."
"git başımdan!"
"aç kapıyı." kapıyı açmadım elbette ama kapıyı yitip içeriye girdi hemen ayağa kaltım ban doğru geliyordu.
"git başımdan"
"başak ben öyle demek istemedim."
bana doğru gelip sarıldı
"dokunma bana." ellerinden kurtulmaya çalışsamda izin vermedi bende hareket etmeyi bırakıp başımı boynuna gömdüm huzur vericiydi bulan hiç bozulmasa keşke...
