Odaya geldim. Sargılarla mumya gibi duruyorum. Biraz sonra Matheo geldi.
-Selam
Selam
-Nasıl görünüyorum?
Harikasın her zaman ki gibi
-Öyle mi
Kızardım.
Evet
-Niye titriyorsun? Yoksa üşüyor musun?
Hm hm
Yataktan kalkıp sarıldım.
-Belki ısınırsın
Ayakta zor duruyorum. O da bana sarıldı. Sonra beni kendi yatağına yatırdı.
-Hey! Sen nerde yatacaksın?
Yanında?
-Olmaz
Neden?
-Yanıklarım acıyor.
Sonra bana krem sürmeye başladı.
-Acıyor
Geçecek güzelim
Hemşire geldi ve kapıda birinin bizi beklediğini söyledi.
Sen burda kal ben bakarım.
Kalktı ve kapıya baktı.
Y/N'miş
Biraz onunla takıldıktan sonra o evine döndü. Sonra koridordan bir ses geldi.
-Bu seste ne?
W: BENİM KIZIM NERDE?!
-Bu o adam! Niye geldi ki zaten hiç bir şey ifade etmiyor benim için!
Bu öz babamdı karnımda yanık onun yüzündendi. Annem ondan ayrılsa da bizi rahat bırakmadı. O sırada Matheo ikimize de kulaklık taktı ama hâlâ sesler geliyordu. Stres ten terliyorum.
William: SEN KIZIMA İYİ BAKMADIN!
Monica: ben bir şey yapmadım.
Henry: gel hayatım kızımıza bakalım.
William O BENİM KIZIM!
Matheo sesi açtı ama hâlâ hâlâ ses geliyor. Başım ağrıyor artık ondan dayak yemekten bıktım, anneme vurmasından bıktım...
Gözlerimden yaşlar süzülüyor. Bu sırada Matheo bana sarıldı.
Monica: canım, annecim ağlama ben geldim
Annem bana sarılmıştı. Sanki kurtarıcı bir el bana el uzatmıştı.
William: ONA DOKUNMA! ONU HAK ETMİYORSUN!
Bağırmayın
Monica: lütfen taşkınlık çıkaracaksan dışarı çık orda devam edelim.
William: HİÇ BİR YERE GİTMİYORUM!
-Git başımdan seni korkunç canavar!
Bayım çıkın.
William: kimse beni kovamaz!
O adam bana tokat attı.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.