~Düzenlendi~
EN SON BİR AYDAN FAZLA OLMUŞ BÖLÜM ATALI????? Ben nasıl bu kadar dayandım hiçbir fikrim yok.
Neyse lütfen bu bölümde bolca yorum yapın olur mu?
Bu kadar uzun süre bölüm atamadığım için de özür dilerim ama yks biter bitmez buraya geldim gerçekten.
🌟🌟🌟🌟🌟
"Yani siz diyorsunuz ki adamın biri Lisa'nın hastası olarak seansa geldi ama kimse onu görüp duymadı? Üstüne üstlük kameralarda da görünmüyor öyle mi?!"
Jisoo ellerini masaya koymuş bağırarak anlattığımız şeyleri tekrar ediyordu.
"Kamerada bakınca kapıların açılıp kapandığını ama kimsenin olmadığını da unutmayın"
Chaeyoungun mırıldanması Jisooyu dahada sinirlendirirken gergince önümde duran ılık kahveden bir yudum aldım.
"Siz çok fazla delilerle ilgilendiniz herhalde? Bu söylediklerinizin mantıklı hiçbir yanı yok"
Jisoo anlattığımızdan beri sinirle bağırıp tüm kafeyi ayağa kaldırıyordu. Garson sonunda gelip sessiz olmasını yoksa bizi kapı dışarı edeceğini söylediğinde Jiminin yanımıza gelmesi kesinlikle büyük bir şanstı çünkü kafenin sahibiydi.
Jisoo dan fırsat kaldığı kadarıyla Jennie de arada konuşmaya dahil olsada Jimin ağzını dahi açmadan sadece önünde ki limonataya bakıyordu.
Bu durum Chaeyoungun da dikkatini çekmiş benziyordu çünkü iki de bir Jimine bakıyordu.
"Sen ne düşünüyorsun bu konuda sevgilim?"
Jimin sırasıyla hepimize bakıp yerinde dikleşip sonunda gözleri yanında oturan Chaeyoungu buldu.
"Paranormal bir şey olduğunu düşünüyor olabilirsiniz ama benim öyle şeylere inancım yok. Mutlaka bir açıklaması vardır"
Kafenin kapısı yavaşça açılıp geri kapandığında girişte uzun boylu, yapılı bir vücudu olan ve tamamen siyah giyinen genç bir adam durdu.
"Oha çok yakışıklı"
Jisoo elini çenesinin altına koyup içeriye giren adamı dikkatlice süzmeye başladığında gözlerimi devirdim.
"Jimin ne oldu? İyi misin?"
Jimin bembeyaz olmuş yüzüyle adama baktığında, adam yavaş adımlarla yanımızdan geçip ileride camın yanında duran masaya sakince oturdu.
"Tanrım madem böyle mükemmel erkekler yaratıyorsun ve karşıma çıkarıyorsun bari kaderimizi de birlikte yaz"
Bunu o kadar içten söylemişti ki kıkırdamadan edemedim.
Ama nereden bilecektim ki Tanrı nadiren dua eden Jisoonun bu duasını gerçekleştirecekti.
"Jimin?"
"Bir şeyim yok sadece dün uyumadım diye bu gün fazla yorgunum"
Bakışlarını adamdan çekip hızlıca ayağa kalktı.
"Hadi gidelim buradan"
"Ne oluyor be?"
Jimin itiraz etmeye hazırlanan Jisoonun kolunu tutup çekiştirdi.
"Dedim ya yorgunum diye kalkın eve gidelim"
"Bırak ya gelmiyorum ben! Bulmuşum böyle manzarayı bırakır mıyım?"
"Jisoo saçmalama ne yapacaksın elalemin adamını? Yürü"
Jennie de Jisooyu kolundan tutup kaldırdığında oflayıp puflasada sonunda ayağa kalkmıştı ve bizde kafeden çıkabilmiştik.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
THE DEVIL'S ANGEL | TAELICE
FanfictionKim Taehyung insan kılığına bürünmüş tüm dünyaya hükmeden bir şeytandı. Lalisa ise geldiği bu yabancı ülkede yıllarca zorbalığa maruz kalmış bir üniversite öğrencisiydi. •••••• "Dünyaya hükmeden şeytan normal bir insana aşık oldu öyle mi?" Kahkaha...
