im a firefighter

155 16 68
                                    

bu fici iki bolumde birakacaktim ama devam edesim geldi.

oy ve yorum

.
.
.
.
.
.

Boşluk hissi.

Yıllardır hissettiğim ve nefret ettiğim bir histi. Bu hissi Beomgyu ile doldurabileceğime kendimi inandırmıştım ve Beomgyu'dan gelen her şeyi bu boşluğu kapatmak için kullanmıştım.

Fakat olmamıştı. Hediyeler, şarkılar, albümler, kitaplar... Bu boşluğu doldurmaya yetmemiş hatta içimdeki boşluğu iyice büyütmüştü.

Beomgyu'ya karşı hala içimde bitmek bilmeyen bir sevgi, bir umut vardı. Halbuki dün evime geldiğinde arkadaşlığımızı bile aramızdaki sözsüz anlaşmayla bozmuştuk.

Hala Beomgyu'yu neden seviyordum? Bana Yeonjun'u sevdiğini, beni hep en yakın arkadaşı olarak gördüğünü gözümün içine baka baka söylediğinde bile neden içimde bir yerlerde umut vardı?

Tüm gece uyuyamamıştım. Beomgyu evimden gittikten sonra bir süre boşluğu izlemiştim. Beomgyu evime girdiğinde evim gerçekten bir ev gibi hissettirmişti fakat kapıdan bana bakmadan çıkıp gittiğinde kendi evime yabancılaşmıştım.

Saat sabah 5'ti ve ben tüm gece boyunca geçmiş yılları, çocukluğumu, Beomgyu'yu ve Yeonjun'u düşünmüştüm.

Beomgyu kendini açıklamış ve gitmişti. Peki Yeonjun ne olacaktı?

Yeonjun bendeki çocukluk fotoğraflarımıza bakmak istediğinde kendi kısmının kesildiğini görse ne derdi? Ne düşünürdü?

Benden nefret eder miydi? Bence evet. Ben ederdim.

Beomgyu evden çıkmadan önce Yeonjun'un benimle görüşmek istediğini söylemişti fakat ben istemiyordum. Yeonjun'un yüzüne bakacak yüzüm kalmamıştı. Sevgilisine yıllarca birtakım hisler beslemem dışında birçok anımızda Yeonjun'un olduğu kısımları yırtıp atmıştım.

Her ne kadar Beomgyu'ya aşık olsam da en nihayetinde Beomgyu benim çocukluğum, gençliğimdi. Aynı sey Yeonjun için de geçerliydi. Biz üçümüz en yakın arkadaşlardık. Belki günün sonunda Beomgyu ve Yeonjun sevgili olmuş olsalar da bana hiçbir zaman dışlanmışım gibi hissettirmemişlerdi. İkisi sevgili olsa bile biz beraberken kasabadaki herkesin bildiği ve hayranlık duyduğu o üç en yakın arkadaş gibi zaman geçiriyorduk.

Beomgyu'ya olan hislerim yüzünden Yeonjun'u geçmişimden kalan parçalardan atıp silmemeliydim.

Ben ne yapmıştım?

Beomgyu'dan gelen her hareketi kendime göre yorumlamıştım ve her ne kadar bunu yıllarca kendime bile itiraf edememiş olsam da Yeonjun'dan nefret etmiştim. Yeonjun benim gözümde her zaman ilk aşkımı çalan bir hırsız gibiydi.

Düşünüyorum da keşke Beomgyu'ya hislerimi en başında söyleseydim. Ret yerdim ama en azından bunca boşa geçmiş gecelerim olmazdı.

Beomgyu ile olan fotoğraflarımıza bakarak geçirdiğim onca boşa geçmiş gecelerim vardı ve ben bu gecelerin hepsinde amansız bir umuta tutunmuştum. Yazık bana.

Beomgyu'nun dün evden çıkarken beklediğim yerde oturuyordum hala. Oturduğum yerden zorlanarak kalktığımda salonuma girdim. Salonum buram buram pişmanlık kokuyordu sanki. Etrafa saçılmış Beomgyu'nun hediyeleri gözlerimi ağrıtıyordu. Pikapımın yanında duran Beomgyu'nun bana verdiği albümlere bakarken kulaklarım acıyordu.

Mutfağa gidip elime ilk geçen poşeti aldıktan sonra tekrardan salona döndüm. Salonun ortasındaki çöplerin ortasına oturduğumda bir elimle poşeti açtım.

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Jul 21, 2022 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

sparks Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin