on iki

122 25 89
                                        

Her ne kadar benimle bir daha görüşmek istememiş olsa da yine kendimi burada bulmuştum. Artık benim için bir alışkanlık olmuştu her akşam gelip onu izlemek.

Beni göremeyeceği bir yere geçtim bu sefer çünkü artık beni tanıyordu.

Kırılmıştım. İkimizin de eğlendiğini düşünmüştüm ama onun için sanırım sadece paten öğrenmek isteyen bir kişiden ibarettim.

Oradaydı işte. Yine bütün güzelliğiyle orada paten sürüyordu. Gri saçları aldığı hızla geriye doğru savruluyordu ve kusursuz yüzünü açığa çıkarıyordu.

Her zaman olduğu gibi boğazlı bir kazak geçirmişti üstüne. Çok yakışıyordu ona ama merak ediyordum neden hiç farklı bir şey giymediğini. Sormak istemiştim. Ama bizim o kadar bol vaktimiz olmamıştı.

Bugün biraz durgundu sanki. Yüzündeki o heyecan, gözlerindeki parıltı yoktu. Hareketleri yavaştı. Acaba neler düşünüyordu bu kadar kafasını bulandıran?

Birden etrafına bakınmaya başladığında panikledim. Sanki bir şey arıyor gibiydi. Yakalanmak istemediğim için gizlendiğim yerden çıktım ve onu izlemeye değil de sadece paten sürmeye gelmişim gibi davranmaya başladım.

Alışmıştım bu tekerleklere de. Baya zevkliydi. Felix gibi oradan oraya uçamasam da.

Arada ona doğru bakıyordum ve tekrar önüme dönüyordum. Oldukça acemi birine göre fazla cesaretli bir hareketti bu çünkü ona baktığımda bütün dikkatim dağılıyordu ve dengemi kaybediyordum.

Birden bedenim arkaya doğru ağırlık yapmıştı ve düşeceğimi anlamıştım. Aslında Felix öğretmişti kendimi öne doğru eğmeliydim ama o anki panikle bunu unutmuştum.

Tam yere çakılmaya kendimi hazırlamışken öyle olmamış ve koltuk altlarımda bir çift el hissetmiştim. Sanırım bu sefer götüm kurtulmuştu.

Arkamdaki beden beni döndürüp doğrulttuğunda teşekkür etmek için yüzüne baktım. Seungmin?

" Sen ne anlarsın bu paten işlerinden oğlum, dikkat etsene. "

" Sen nereden çıktın lan?"

" Hayatını kurtardım burda ilk dediğin şeye bak. Geçiyordum öyle debelenen seni gördüm geldim. Tam zamanında gelmişim işte örümcek hislerimden kaynaklı bunlar." değişik bir surat ifadesi yaptığında ben daha değişiğini yapıp ona baktım ve ikimiz de bir anda gülmeye başladık.

O sırada yan gözle Felix'e bakmıştım ki buluşan irislerimizle hemen gözlerimi kaçırdım. Siktir, buraya bakıyordu.

" Ne oldu neye baktın öyle?" seungminin sesiyle ona döndüm o da benim baktığım yere dönmüştü ama bir şey anlamadığında garip gözlerle bana baktı.

" Hiiiç. Sen ne hala tutuyorsun beni çek ellerini üzerimden!" yanlış anlaşılacaktık şimdi sevdiceğime Seungmin yüzünden. Zaten yeterince anlaşılmıştım.

" Aman iyilik de yaramıyor nankör." dur be Seungie. Dertliyim zaten.

Tekrar o tarafa baktığımda çoktan gittiğini gördüm. Çok güzel, artık benden kaçıyordu da.

" Hyunjin iyi misin lan? Yüzün bok sarısına dönmüş."

Suratımı asıp kaldırıma oturdum. " İyiyim ya ne olucak."

Seungmin de yanıma geçtiğinde yüzümdeki bakışlarını hissediyordum. Büyük ihtimal şu an moralimin bozuk olduğunu anlamıştı.

" Müsait misin bugün? Az kafa dağıtırız. Hem özledim de seni." bu teklif bana çok cazip gelmişti.

skate, hyunlixBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin