SELAMLARR 🖤ÖNCELİKLE KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN ✨
BİR ÖNCEKİ SAYFADA ZATEN BU KİTAP HAKKINDA GEREKLİ OLAN AÇIKLAMAYI YAPTIĞIM İÇİN AYNI ŞEYLERİ BURAYA TEKRAR YAZMAYACAĞIM.
SİZLERDEN KİTABIMI OYLAMANIZI (YILDIZLAMANIZI) VE YORUM YAPMANIZI İSTİYORUM. SİZLERİN YAPACAĞI YORUMLAR, KİTAP HAKKINDAKİ OLAN DÜŞÜNCELERİNİZİ VS BENİM İÇİN GERÇEKTEN ÇOK ÖNEMLİ VE ÇOK DEĞERLİ🖤✨
VAR OLAN YAZIM HATALARI İÇİN ŞİMDİDEN ÖZÜR DİLERİM. FIRSATINI BULDUĞUM AN BÜTÜN BÖLÜMLERDEKİ HATALARI DÜZELTECEĞİM ✨
ÜSTELİK BU YENİ KURGUM HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİNİZDE BENİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ. ONLARI DA YORUMLARDA BELİRTİRSENİZ ÇOK MUTLU OLURUM 🖤✨
Bir enkaz yığını iyi yönden neye sebep olabilirdi ki?
Sarsıntıya sebep olur ilk önce. Sonrasında teker teker yıkılmaya başlayan binalara, çıkan onca toz ve toprak, yardım çığlıklarına...
Herkesin o hep bir ağızdan 'sesimizi duyan var mı?'diye bağırıp insanları kurtarmaya çalışması ve kurtarılmayı bekleyen insanların 'buradayız!' diye seslenme çabaları.
Dakikalarca, saatlerce, günlerce, açlığa, susuzluğa ve oksijensizliğe dayanma çabaları, üzerlerindeki o betonların ağırlığı ile dayanmak için olan direnmeleri ve seslerini duyurup o enkazın altından bir an önce çıkmak için olan çabaları...
Şimdi söyleyin bana, bunca şeyden sonra hangi enkaz'ın sonu iyi bitebilir ki?
Her ne kadar kurtulunca 'sonu güzel bitti, sonuç olarak kurtulduk' denilse bile hiçbir şekilde güzel bitmiyor ve kurtulamıyorduk. Sanki o ağır betonların yükünü hiç taşımamışız gibi bir de pisikoleji'nin yükünü taşımak zorunda kalıyorduk hayatımız boyunca.
Çünkü enkaz'ın bıraktığı izler, sadece yaralarla kalmıyor.
Çünkü enkaz demek yıkılmak demek.
Enkaz demek döküntü demek
Enkaz demek çöküntü demek, çöküş yaşamak demek.
Hem bedenen bir çöküş, hemde pisikolejikmen bir çöküş.
Orada verilen savaş yetmiyormuşçasına kurtulmamıza rağmen hayatta da savaş veriyorduk.
Enkaz'ın izleri hiçbir zaman geçmiyordu.
Ben Azra, Azra KARABAĞ.
8 yıl önce 17. yaş doğum günümde depremden dolayı gerçekleşen bir enkaz'ın altında kalmıştım. Tam üç gün boyunca enkaz altında kalmış ver kurtarılmayı beklemiştim.
Kurtulacağımdan emindim ve kurtarılmıştım da. Çıkarken bundan sonraki hayatımın düzeleceğine imkan vermiyordum. O üç gün benim için üç asır gibiydi sanki.
Fakat nereden bilebilirdim ki o enkaz'ın bir aşk'a ve meyvesine sebep olacağını.
Sinan...
Benim her bakımdan kurtarıcımdı kocam.Şimdi evliydik Sinan ile ve bir meleğimiz vardı.
Melek, bizim minik ve güzel beş yaşında olan kızımız.
Şimdi ise evimizde, gelen arkadaşlarımız ile birlikte 25. yaş günümü kutluyorduk.
Ben içeride otururken bir anda ışıklar kapandı ve herkesin hep bir ağızdan 'iyiki doğdun Azra' demesini işittim.
Sonra bana doğru gelen mumlu pastayı gördüm. Meleğim, minik elleriyle pastayı tutmuş 'iyiki doğdun anne' diye gelirken, Sinan'da hemen arkasından pastayı tutarak Melek'e destek olarak geliyordu. Öylesine güzeldi ki bu manzara...

ŞİMDİ OKUDUĞUN
ENKAZ'IN İZİ
ChickLitBir enkaz'dı bizi tanıştıran, ve yine bir enkaz'dı bizi birbirimizden ayıran...