sen bensin & ben seninim

268 29 37
                                        

***jimin'den****

( Saat 23:00)

Sözlerin kifayetsiz kaldığı yerde gözlerimizden akan yıldızlar haykırırmış, ya icimzdeki nefreti, öfkeyi, hüznü, kalp kırıklığını ,pişmanlığı, mutluluğu .

Sihirli bir degnek  dokunmuş vücuduma da hayatımı güzelleştirmek yerine mahvetmeye adamış gibi...
Ama her zman derler ya her kötünün arkasindan iyi birşey gelir diye benimksii kesinlikle kaziga otutturulmaktır diye düşünüyorum, o halde varım...
Simdi diyeceksiniz bu mal oglu mal neden bu düşünceler icinde yüzüyor doye bilirsiniz ?!
Ama bende size neden o zman benim arkadaslarim degil ,jungkook bile degil de ,neden lisa nin sayesinde kurtuldum diye sorarım  apışıp kalirsiniz !!
Nneeeeee diye bagirmayin evet dogru beni lisa kurtarmıştır, tarihe yazıla bilirse sevinirim cabuk  tarihe jimin Nasil bozuldu diye ..

Suan ne mi yapiyorduk lisa bilmedigim yerlerde  geciyor beni bir yere götürüyordu ama ne beni evime birak diye biliyordum neden baska bir yere gitmek istiyordum. Boş boş caddelere bakiyor hayatimi göz önünden  geciriyordum .. Ama olmazdi briaz daha bu ortamda bulunursam kusabilirdim lisa dan tiksindigim icin degil sadece ne bileyim aksama jungkook la bulusacagini bildigim icin istemeden de olsa kötüydüm iste ,zaten markette yasanilanlardan sonra hayatin al sana bir günlük mutluluk diyecegini mi? hayir  otle birsey yok..
" nereye gidiyoruz lütfen evime götürür müsün " dedim.birde bunların mutlu mesut sekillerini izlemek istemiyordum..Aslinda düşününce  jungkook bana hep kötü davranmıştı, benden nefret ettigini belli etmisti sadece ben mal mısın o kadar . Kafami lisaya cevirdim hala dedigimi yapmıyor saka misin sen der gibi bakiyordu " senin cok mutlu olacagin yere götürüyorum " dedi ve gülücük ah ahh o gülücük  hic hayra alamet degildi kesn beni öldürecekti . Saka saka niye öldürsün canimm  demi yani insallah öldürmez.  Kafami salladim lisayi izlemeye koyuldum direksiyonu tutusu,ellerinin zarifligi ,ben buranin güzeliyim diye haykiran gözleri, dudakları, burnu ya burnu bile muhtesem bir şeydi. Ama malasef  gay'ım canım.... " Fazla bakma kafa yapar " demis miydim daha once bu şırfıntının habeş maymunu oldugu..resmen bana

" fecebook laflariyla geliyodu. Şaka mısın bakışı attim bir sey dememe ramak kalmadan " geldik hadi iniyoruz" dedi .arabayi park etmisti. Geldigimiz yere bakarken şaşırmıştım sessiz sakin ,deniz kenarina yakin benim evim gibi müstakil küçücük kutu gibi bir evle karsi karşıyaydım .arbadan inip yanına geçtim dışı güzeldi insallah ici de güzeldir diye icimden gecirir ken otomattan kapiyi okutup iceriye girip sifresini tuslamisti '0104" ...

****

Bulundugum oda evin ikinci katındaydı. Lisa biraz daha bu şekilde önümde durursan ölmüş babannemin horladığını düşüneceğim deyip beni lavoboya yollamıştı. Ama ben lavobo yerine kimin oldugunu bilmedigim bir odaya girmiştim.. Odada ne ararsaniz simsiyahti diyecektim ama odada sadece cift kişilik bir yatak ve yaninda da bir cekmeceli komidin vardi ,ve duvarlar yatak ,yatak örtüsü  daha ne ararsaniz simsiyah ti bu kasvet dolu odada ,insan bunala bilridi ama çekmecenin üstündeki beyaz zambak tek renkle resmen odayi  baska bir havaya katmıştı.. odanin kapisini kapatip yataga dogru adimladim zambagin başına oturdum görmek istemedigim ama gördüğümde dunyalar benim olacagini hissettiren papatyalı siyah tokatla gözlerim buluştu..bu ne sikim anlamiyordum..çünkü suan karşımda  papatya kondurulmus siyah toka ve beyaz zambakka  bakışıyordum. Tamam her siyah papatyali toka jungkook un degildir diyecegim ama papatya nin üstündeki jmn yazısı daha dogrusu kazınmış yazi kafami allah bullah etmis delirecek raddeye gelmistim.. ve inanir misiniz jmn yazisinin etrafi kandi sanki tirnakla kazınmış kazinirkende kaniyla süslenmişti..." sen ne kadar şanslısın biliyormusun park jimin" yine duymak istemedigim bir ses yine duymak isyemedigim bir ünvan , ne zman geldiginden haberim olmayan lisa oturdugum yatagin dibine kadar gelmiş yanıma çömelmişti..
Konuşmamıştım suan daha onemli olan iki şeyde gözlerimi gezidiriyrodum ama dokunamamıştım...
" sende mi dokununca mahvolacagından korkuyorsun" belki evet belki hayir ama dokunmaktan degil yalnis birsey yapmaktan kokuyordum gozlerimden istemsizce yine süzülen yaşı aldirmadim yine konusmadim belkide ben bugün sadece susmali başkalarını dinlemeliydim..unutmadan söyleyim odaya girdim gireli papatya soluyordum ,papatya gibi jungkook gibi kokiyordu oda..." ikinizde aynısınız biliyor musun " cümlesini devam ettirmeden yutkunmustu devami kötü birsey miydiki diye düşünürken tekrardan yutkunmuş konusmasina devam etmisti
" o senin gitmenden korkuyor sende ona dokunmaktan korkuyorsun ,o koklayıp dokunamıyor elinden kayip gidecek diye , sense dokununca papaytanin son yaprağına bakilan bakıışlar atiyorsun   seni anlatan senin kokunu olusturan ,senin kim oldugunu ,bilen beyaz zambaga" demisti.demisti ve bogazimda koca bir yumru olusturmustu.gecmek bilmiyor su içsem gecer mi cevap verin " mayıs ayina yakin bundan 6-7 yil once Fransada bir hastane bahçesinde oturmuş etrafima bakınıyordum, sonra onu gördüm bitmis ,tükenmiş, yasama hevesi olmayan biriydi ,yaninda ki kadinla vedalaşıp hastaneye adım-adım vardi ve korkuyordu ,her sekilde belliydi ," bu neyi ve kimi anlatiyordu böyle " bakma bana oyle zambagin neden bu odada oldugunu anlatiyordum merak etmiyor musun sen simdi" diye soru sorup cevabımı bekledi devam etmesini isteyince kafami salladim belirttim dinlemek istiyordum küçük bir tebessüm edip devam etmisti." Her neyse Onun oda numarasi 0104 benim ki ise 0204tü birgün yinehastane odasinda bağırışlar ,haykırışlar,nefret dolu sitemler duyuluyordu,ve uzun bir aradan sonra onun ilk defa sesini duymustum "anne beni öldür, beni nasil dogruduysan o sekilde öldürmeni istiyorum ve bu surekli boyle devam etti" ve daha fazlasi anlayacagin isyan bayrakalrini cekiyordu ve hastaneye getiren kisinin annesini oldugunu öğrenmiştim. Annesi o kadar iyi birisiydi ki sevdiginin onun arkasindan konusulanlari bile duydugunda sakin aglamamazlik yapma agla ben yani basinda o göz pinarlarindan akan yaşları silmek icin varim dermis ,ve o gun hastane odasinda da dimdik durmus o göz yaslarini göz yaşı dökmeden evladının ölmek isteyisine karsi sesiz kalip silmis ,yine annelik gorevini yerine getirmiş bir bayan jeon vardi karsisinda " soyadını duydugum anda gözlerim istemsizce lisanin gozlerine çıktı gülüyordu ama bu mutluluktan olan bir gülümseme degildi tam olarak üzüntüyü temsil eden bir gülümseme idi.. " yalnis duymadin  dik duran kadın bayan jeon ölmek icin yalvaran ise jungkooktu  oyle böyle derken neler yasadigini öğrenmiştim unutmadañ bende o hastanede tedavi görüyordum ama durumum vahim degildi sadece sol tarafimdaki eksikligi gidermek içindi ama hala o eksikligi hissediyorum ve geçmiyor, onunla konusmak istemiştim neden diye sormak istemistim, birgün doktorların talimatıyla dışarı çıkmıştı jungkook firsat bu firsat deyip yanina adimladim ama kormadim desem yalan olurdu gerci hala gözlerini bölertincede korkuyorum orasi ayri " deyip gülmüştü belkide o zamnlari aklina gelmisti aceba ne olmustu ki sessizligimi bozup konuşmuştum " sonra peki " sonra ne olmustu aceba " jungkook u hasretle baktığı zambagin önünde yakalamış bakmıştım zambaga dokunmak istiyor ama dokunamıyordu ama solumaktanda geri kalmiyordu hani sanki nefesi oymuş gibiydi bende koklaya biliyorsun ama neden dokunamiyorsun diye sordum oda senin gibi sessiz kaldi ilk once sonra ise ya buda ben dokununca solup gider çürürse diye elleyemedigini söylemişti " lisa boğazına elini atmis yutkunmustu zar zor o zmani hatirladigi belliydi " zar zor yutkunmustum ve sonra ona sevdigi ,özlediğini anlatmasini zambaga onunmuş hissini vermesini sevgisiyle büyütmesini söyledim ve suan bakistigin zambak o zambak jimin jungkook sana olan aşkıyla büyüttü onu ne zman görmeye gitsem senin sacindan ,konusmandan ,eglencelerinden ,dudaklarindan ,ellerinden en onemliside kalbinin güzelliğinden asık olduğu adami anlatip büyüttü inanmayacaksin ama o cok sey yasadi günün her saati ona seni anlatırdı bana bile gina gelmisti çünkü ayiptir soylemesi giydigin donun rengine kadar ezberlemistim bende hatta seni onun evinde gördüğümde adini bile söylemeden sen oldugunu anlamıştım  jimin sana şunu soylemeliyim ki sana olan hasretini bu zambaga yansitti sizden ikinizden de tek istegim bir birinize o şansı vermeniz jimin ona onun gibi bakiyorsun bu aşkı heba etmeyin gec kalmayin bizim gibi " lafının bittigini anladigimda ikimizinde gözü dolu doluydu ne ben sile biliyordum göz yaşlarımı ne o silebiliyordu,belkide bizim en buyuk kaybimiz göz yaşlarımızı silecek bir anne olmamasiydi, yutkunuyordum ama zordu cok zordu ... eliyle zambagi alip benim kucagima vermisti kulagimada sessizce baskasi duymasin diyerek" jungkook bu zambaga dokunduğumu görürse beni çiğ çiğ cignemeden yutar " demis gülmüştü jungkook tu bu yapardi omzuma dokunup saçlarımı karıştırıp sımsıkı sarılmıştı, yavas yavas benden uzaklasip kapi pervazindan dönüp " benim gardeniam soldu jimin senin papatyan sevdiginin zambagi solmasin olur mu" demiş kapiyi kapatip çıkmıştı...

ACI TATLI Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin