2 ay sonra
"ne kadar da yakışıklı oldu benim oğlum"
sunoo junho'nun yanaklarını sıktığında "anne bırak" diyen junho'nun yardımına jay koşmuştu.
"ne oluyor bebeğim"
"yanağımı sıkıyor"
"hemen satıldım" junho gülerken jay de junho'nun yanağına öpücük kondurmuştu.
"o zaman biz de onun yanağını sıkarız" jay başta sunoo'nun yanaklarını sıktıktan sonra orayı okşayıp öpücük bırakmıştı.
"ne kadar yakışıklı olmuşsun sen" sunoo jay'in omzuna elini attığında jay gülümseyerek "senin de makyajın çok güzel olmuş-ne zaman giyiniyorsun?" "junho'yu giydirecektim işte of durun geç kalmayalım" diyerek koşturan sunoo'nun arkasında ikisi de kahkaha atmıştı.
"baba ben acıktım"
"tamam şimdi sana pirinç yapalım dur buralarda hazır vardı"
"yosun"
"tamam bebeğim yosun da koyalım-tamam ısındıı"
sunoo hızlıca giyindikten sonra junho'nun üstüne dökülmesin diye ona yemek yediren jay'i görünce kapıda bekleyip onları izlemeye başlamıştı.
"tamam doydum ben"
"o zaman kalkalım ve ellerimizi yıkayalım" jay hemen sandalyesinden aldığı junho ile mutfaktan çıkacakken gülümseyerek onları izleyen sunoo'yu gördüğünde "yemek yedik beş dakikada" demişti.
"zaten yemesi iyi oldu. düğünde çok onluk şeyler olmaz"
"peki birini alacak mıyız direkt geçecek miyiz?"
"jongsuk ile gideriz sanıyordum ama üçümüz geleceğimiz için o da jake'e teklif etti."
"heyecandan gelebilirse iyi"
"hadi artık çıkalım"
"çok oldu görmeyeli"
"geçen gün sunghoon ile konuşurken seni sordu zaten"
"beni mi? nasıl aklına geldim?"
"evlenme konusu açıldı ve onlar en son seni gördüklerinde sevgiliydik. sonra da sen üniversiteye orada devam edeceğim diyerek gitmiştin işte"
jay onun dediklerini onaylarken sunoo şaşırarak bakmıştı.
"jay nereye gidiyorsun?"
"arabama gidiyoruz. daha geniş bir araba göndermesini istedim jungwon'dan. arkada da koltuk var junho için"
"seni çok seviyorum biliyorsun değil mi?"
"sadece yapmam gerekeni yapıyorum"
"ama birden bu kadar düşünceli davranman"
"senin ve sizin için... sakın böyle düşünme"
•••
"yok artık sunghoon peri gibisin"
"sunoo abartma"
"sunghoon, riki tebrik ederim"
"siz..." riki şaşkınlıkla baktığında sunoo sevimlice kafa sallamıştı.
"sunghoon amca bak bu benim babam. sonunda işi bitti ve geldi" junho jay'in kucağından tatlı tatlı konuştuğunda sunghoon da "evet bebeğim görüyorum" diyip jay'e döndüğünde de "uzun zaman oldu geldiğine sevindim" diye eklemişti.
"diğerlerini gördünüz mü? jake ve jongsuk beraber gelecekti"
"jake beni aradı beş dakikaya geliyorum demişti" diyen riki ile jake "biz geldikk" demişti.
jongsuk'un eli jake'in belinde olduğu için şaşkınca onlara döndüğümüzde jongsuk evlenecek olan ikiliye dönmüş ve "tebrik ederim" diyip bizi geçirmişti.
"hadi birazdan seromoni başlayacak" kapıdan biri seslendiğinde riki "ben kürsüye gidiyorum. siz de gelin sunghoon'un babası gelir birazdan" dediğinde hepimiz çıkmıştık.
girişe geldiğimiz sırada arkamızdan gelen ses ile oraya dönmüştük.
"jay? james?"
"oğlum kucağındaki bu bebek ne?"
•••
son cumle cok degisik ve komik degil mi QKWNSKBSSKSNSKNSMSN
ŞİMDİ OKUDUĞUN
twins 3, sunjay✓
Fiksi Penggemar"herkes 8 yıldır hoşlanıp sevgiliyken terk edilip oğlunun babasının geldiğini duyunca sakin mi kalıyor yoksa ben mi anormalim cidden tekrar düşün" !!1 ve 2. twins kitabım ile alakası yoktur -ikisine de beklerim¡¡
