4. Bölüm

6 0 0
                                    

       Bir de içeriye girdim ki ne göreyim. Dilara elleri bağlı başında silah. Çığlık attım. Yanında gördüğüm kişiye zaten ayrı bir şok oldum.
       Yağız!?...
       Siktir ellerim titriyordu. Hayır, hayır korkmamalıydım. Düşünüyordum ama aklıma bir şey gelmiyordu çünkü panik oluyordum. Mantıklı olmalıydım.
      "Eğer arkadaşının kurtulmasını istiyorsan bana gelmek zorundasın" dedi. Yağız.
       "Ne şaka mı yapıyorsun" dedim.
       "Şaka yapıyor gibi bir halim mi var sence" dedi. Sinirim bozulmuştu. Ama sakin olmalıydım.
       "Tamam geleceğim seninle ama Dilara'yı bırakacaksın" dediğimde Dilara başını hayır anlamında salladı. Ama mecburdum ben bir şekilde elinden kaçmanın yolunu bulurdum. Yanına doğru gittim. Dilara'ya "kaç" dedim yalvaran gözlerle o da hemen kaçtı. Normalde olsa söverdim de beni bıraktığı için hem şu an sırası değil hem de o beni çok kurtardı bir kere de ben onu kurtarmış oldum.
        Yağız'ın bana doğru sırıtarak geldiğini görünce ne istediğini anladım. Ama ona istediğini vermeyecektim. Geldiği gibi yüzüne bir yumruk attım. Ama işe yaramayınca sıçtığımı o an anladım. Bacak arasına tekme attım bu işe yaradı. Koşmaya başladım. 
        Kapı kilitliydi.
        İşte şimdi bittim dediğim anda kapı açıldı ve bir adam beni kucağına aldığı gibi bir arabaya bindirdi. Ne olduğunu anlamamıştım
      En azından Yağız'dan kurtuldum derken
      Siktir...

O geceHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin