!şişemiz, doktor arslan tarafından itina ile dezenfekte edilmiştir.
👄
Arkasındaki yastıklara sırtını dayadığı ve üzerine doğru gelen bedenin gölgesi görüşünü kararttığı vakit kontrolsüz soluk alışverişleri sürat kazandı Hyunjin'in. Çırılçıplaktı, havalar soğumuştu ve evi de hayli serindi fakat o cayır cayır yandığını hissediyor, alevleriyle beraber üzerindeki beyaz, lacivert çizgili gömlekli adamın dudaklarına uzanışını bekliyordu.
Nihayet beklediği temas edildiğinde kısa bir öpücüğün ardından çekildi Jeongin, siyah saçlı oğlanın niyeti uzunca bir süre ayrılmamak olsa da yanaklarına oradan da boynuna ulaşan öpüşlerden ötürü serzenemedi. Ardından sevgilisinin kalın ve boğuk sesini işitti kulağının dibinde.
"Hayatımda sen varken kimseyi seni geçirdiğim sınırlardan geçirmem." dudakları oğlanın kulak memesinin üzerinde geziniyordu. "Kimseye dokunurken sana dokunduğum gibi hissetmem, ben kimseyle seninle olduğu gibi yaşayamam Hyunjin."
"Kapatmamış mıydık bu konuyu?" diye sordu Hyunjin, dudağının Jeongin'in bulunduğu tarafı istemsizce yukarı doğru kıvrılıyordu hissettiği huylantıdan dolayı.
"Huzursuz hissettim, böyle düşünme hiçbir zaman ya da aklından her ne geçiriyorsan söyle bana, ne varsa anlatırım, yemin ederim."
"Hmm," mırıldanışı öyle tatminkârdı ki gülümsemişti Jeongin, kulak memesini dişleri arasına kıstırmıştı şimdi, eziyordu. "Aklımdan ne geçiyor söyleyeyim o zaman."
Kafasını kaldırıp sevgilisinin suratını izledi Jeongin. Tam olarak uzanmamıştı Hyunjin ve Jeongin de yalnızca dizleri üstünde üzerine eğilmişti. "Söyle." dedi ve eğer haylaz sevgilisini biraz olsun tanımışsa edeceği laf onları tamamen harlayacaktı.
"Şarap şişesiyle neler yapılabileceğini merak ediyorum."
Bu açık bir davetti, dakikalar öncesinden başlamış olan öpüşüp koklaşmaların artık masumiyeti buhar misali uçuşup gitmişti. Hyunjin, doktorun gözlerindeki hınzır ifadeyle istediğini elde ettiğini anlamıştı. Yine de gülesi geliyordu, zira yemekten sonra o mutfak masasında ders çalışırken Jeongin'in bulaşıklarla beraber şişeyi de elden geçirdiğine şahit olmuş ve içine içine kahkahalar atmıştı. O, dediği şeylerin çoğunda ciddi olurdu.
Jeongin, sırtı yatağın başlığına dayalı yastıklara yaslı olan sevgilisinin üzerinden doğrulup ayağa kalktı. "Kayganlaştırıcın var mı?" diye sordu.
"Gardırobumda, en üstte."
Doktoru yalnızca uzanıp minik kutuyu kavrarken bile izlemek zihninden nice kirli düşüncenin geçişini sağlıyordu. Öyle ki kendine dokunmasına az kalmıştı, Jeongin yeniden yanaşmasa yapacaktı da nitekim.
Komodindeki şarap şişesini de yamacına aldığı vakit Hyunjin, doğrulmadan tek elini uzatarak Jeongin'in düğmelerini yuvalarından kurtarmaya başladı. Bu sabırsız hâline sırıttı Jeongin, geri çekildi ve kalan son düğmeleri de kendisi açarak gömleğini geniş omuzlarından sıyırıp yere attı. Dudakları bir hınçla buluştu yeniden, alabildiğine ıslak ve sesliydi, çektikleri son soluğun kırıntılarını dahi harcadılar birbirlerini öperlerken.
Hyunjin, kollarını sevgilisinin boynuna dolayıp kendine daha fazla çektiği zaman Jeongin de şişeyi kavradı ve oğlanın çıplak göğsüne dayadı tereddütsüzce. Bu ani, serin temastan ötürü irkildi Hyunjin, gözleri sıkı sıkıya kapalıydı fakat vaziyetlerini bozmadan devam etti. Kafasını sağa eğerek adeta Jeongin'in ağzına gömüldü.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
supernatural | hyunin
Fanfiction[tamamlandı] Hyunjin, dudak dolgusu yaptırmak için özel şehir hastanesinden randevu alır. -minlix, chanchang, seungsung. -texting.
