story
taeyong, koltuğa oturmuş ve dizlerini kendine çekebildiği kadar çekmişti. jaehyun'u beklerken sanki zaman geçmiyor gibiydi. geçmişi hatırlamak onu tahmin edebileceğinden daha fazla üzmüştü ve şimdi ne yapacağını bilmez hâlde sevdiği adamın gelmesini bekliyordu.
sonunda kapı çaldığında yerinden hızla kalkıp kapıya koşmuştu. kapıyı açtığında jaehyun'u görmesiyle sıcak bedenini hissetmesi bir oldu. bunu beklemiyordu. kolları jaehyun'un beline sarıldı, jaehyun ise gencin saçlarına elini götürmüş saçlarını seviyordu.
"teşekkür ederim." dedi taeyong, jaehyun'un boynuna gömülmüş halde. jaehyun gülümsedi ve ondan istemeye istemeye ayrılıp taeyong'un kızarmış yanaklarını okşadı büyük elleriyle.
"şu hâline bak, bu kadar ağlanılır mı? bebek gibisin."
taeyong burnunu çekip omuzlarını silkti. jaehyun'un, hâlâ yanaklarında olan elleri üzerine kendi ellerini koyup sıkıca tuttu onları.
"içeri gelsene."
jaehyun'un içeri girmesi için biraz kenara çekildi taeyong. bir yandan burnunu çekiyordu. jaehyun bir kolunu onun omzuna atarak içeri geçtiğinde taeyong gülümsemeden edemedi. salona geçtiklerinde bile jaehyun ondan kopamamıştı, büyük koltuğa oturduklarında koltuğun köşesine yaslanıp taeyong'u kendine doğru çekmiş ve arkadan sarmıştı kollarını.
"ne oluyor?" dedi taeyong kıkırdayıp, jaehyun'un arkadan onu saran kollarına götürdü ellerini. bununla birlikte jaehyun, yüzünü onun boynuna gömdü ve minik bir öpücük bıraktı.
"sarılmamız gerekiyordu sadece."
derin sesiyle konuştuğunda ve onun nefesini boynunda hissettiğinde içinde oluşan his tarif edilemezdi. bir süre öyle kaldılar. taeyong, jaehyun'un kollarında huzuru iliklerine kadar hissederken jaehyun ise bebeğiymiş gibi onun saçlarını okşuyor, kokusunu içine çekiyordu.
"bugün çok ilgilisin, odunluğunu rafa kaldırmana sevindim."
taeyong'un söylediğine kıkırdadı jaehyun. taeyong bir elini onun siyah saçlarına götürüp biraz okşadı ve hafifçe dağıttı. bununla birlikte kafasını kaldırdı jaehyun, siyah perçemleri alnına dökülmüştü, gülümseyerek taeyong'a bakıyordu. pembe saçlı çocuk kafasını çevirdi ve ona bakmaya çalıştı.
"ya jaehyun."
"hm?"
"biz flört etmeyi beceremiyoruz sayende."
jaehyun, taeyong'a kaşlarını çatıp alt dudağını büzerek baktığında, taeyong bu kadar tatlı olması yüzünden bir daha ağlamak istedi.
"o ne demek şimdi?"
"ne bileyim hep mesafelisin bana karşı. bana açıldın, denemek istediğimi söyledim buna rağmen adım atmıyorsun benim gibi."
"senin gibi adım atmıyor muyum?"
"evet. mesela ben sana yükseliyorum..."
"taeyong."
jaehyun, gülerek uyarır bir tavırla konuştuğunda ve tek eliyle taeyong'un yanaklarını sıktığında o da güldü.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
one night stand | jaeyong
Fiksi Penggemartytrack kardes dilenci degilim tanrı rızası icin beni bi siker misin ━ texting + story ━ devam ediyor ━ başlangıç:19 ağustos, 2023 1 in #jaeyong 2 in #nct
