Deniz Zil çalar çalmaz kaçıyorsun Nereye saklanıyorsun sen küçük fare
Çiçek Korkak mıyım ben Saklanmıyorum Önemli işlerim var
Deniz Nasıl önemli işler Ver kitabımı yer cücesi
Çiçek Senin anadır yer cücesi
Deniz Defterimi ver
Çiçek Veremem
Deniz Bak bulursam elimden kimse alamaz
Çiçek Döver misin katil
Deniz Ruh hastası Ver defterimi
Çiçek Ne var içinde bu kadar önemli
Deniz İçinde bir şey yok
Çiçek Niye istiyorsun o zaman bu kadar manyak
Deniz Keyfim öyle istiyor
Çiçek Benim keyfim vermek istemiyor
Deniz Küçük ruh hastası Nereye girdin fare gibi
Çiçek Bana bak zebani kadın Yolarım saçını
Deniz Boyun yeterse yolarsın
Çiçek Bunu yazarken kesin sırıttın hissettim Seni pislik
Deniz Çık ortaya küçük fare
Çiçek Nah çıkarım Sensin fare
Deniz Çık güzelim hadi
Çiçek Bana bak bana güzelim deme amcık Aşık olucam sonra al başa belayı
Deniz Küçük ruh hastası
Çiçek Çakma bad boy sus (Görüldü)
Nereye gittin? Bana görüldü mü attın şerefsiz
-
Saklandığı küçücük yerden oturuşunu düzeltti, cevabına dönmeyen kıza yanaklarını sinirle şişirdi. Okul eteği dizinin üzerinde toplanırken bir yandan onu çekiştirip bir yandan mesaj var mı diye kontrol etti.
"Şerefsiz" diye ağzının içinden söylendi. Sıkı sıkı tuttuğu defterin sayfalarına hızla tekrar göz gezdirdi, bir bok yoktu niye bu defteri istiyordu.
Okulun çatısında eski bir sıraların birinin altındaydı, her teneffüs ona yakalanmadan buraya koşuyor küçücük yere saklanıp zilin çalmasını bekliyordu.
Burada otura otura götü donmuştu resmen gözlerini devirdi ister istemez, telefonunu tekrar kontrol ederken önünde bir çift converse belirdi. Sonrasında ise bacaklar yavaşça çöküp uzun bir gövde belirdi. Sonrasında iki çift kahverengi göz ve rüzgarda dağılan saçlar işe ona sırıtarak bakan Deniz kişisi.
Çiçek şokla yutkunup heyecanla geri kaçıp kafasını vurdu, Deniz donmuş bacaklarından tutup sıranın altından çekti. Çiçek küçük bir çığlık atarken, Deniz kollarından kavrayıp kaldırdı. Hiç zaman kaybetmeden kalçasından kavrayıp omzuna attı. Çiçek Denizin omzunda kendini tepetaklak buldu bir anda
"NE YAPIYORSUN MANYAK!?" Çiçeğin ufak çağlı çığlığı esen çatıda yok olurken, Denizin yüzünde belli bir sırıtış vardı
"Küçük fareyi yakaladım" dedi sesinden alay akarken, Çiçek omzunda çırpınmaya başladı. Deniz bir anda dengesini kaybetti düşürecek gibi oldu. Çiçeği tutup tekrar omzunda düzeltti ve kalçasına bir şaplak attı
"Düzgün dur düşeceksin" diye uyarıda bulundu. Çiçek ise kalçasına yediği şaplağın şokundaydı. Deniz sanki omzunda biri yokmuş gibi rahatça çatıdan merdivenlere ilerledi. Bir eliyle Çiçeğin bacaklarını tutarken diğer eliyle eteğini tutuyordu.
Yanlarından geçen herkes onlara şokla bakarken Çiçek saçları ile yüzünü kapatmıştı. Tüm okula rezil olmuştu. Deniz omzundaki hiç hissetmediği yükle sınıfa girip sırasına oturttu. Sınıftaki herkes şokla ona bakarken. Deniz siyah hırkasını çıkarıp Çiçeğin suratına attı
"Bacakların donmuş küçük ruh hastası" dedi Deniz, Çiçek ona şokla bakmaya devam ederken Deniz oflayıp sıranın üzerindeki hırkasını bacaklarına örttü. Çiçek çok yakınında olan kızdan etkilenirken ister istemez anlamsız bir istekle doldu.
Deniz kızın göğüslerine odaklanmadan hırkayı iyice kızın pürüzsüz bacaklarına ve kalın baldırlarına sardı. O taraflara bakmamak için kendince büyük bir savaş veriyordu. İyice sardığından emin olduktan sonra onla göz göze gelmeyip sırasına oturup kulaklığını takıp kitabını açtı.
Çiçek onun bu hareketine anlam veremezken yüzüne bakmayışına sinir olmuştu, oysa Deniz yüzüne baksaydı öpmeden duramazdı. Çiçek bunu bilmiyordu ama Deniz içinde büyük bir savaş vermişti.
———
Beyler bu ne oluyo simdi
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.